Takip Et

Güncel

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi:“Ranta, talana ve betona karşı İzmir’i koruyabiliriz”

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İzmir İl Örgütü yerel seçimlerin önemine dikkat çekerek, “İzmir’i bundan sonraki saldırılardan koruyabiliriz. Onun için ortak ihtiyaçları kolektif taleplere dönüştürmek zorundayız”

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İzmir İl Örgütü yerel seçimlerin önemine dikkat çekerek, “İzmir’i bundan sonraki saldırılardan koruyabiliriz. Onun için ortak ihtiyaçları kolektif taleplere dönüştürmek zorundayız” dedi.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İzmir İl Örgütü yerel seçimlere ilişkin şube binasında basın toplantısı düzenledi. “Ranta, talana ve betona karşı İzmir’i koruyabiliriz” pankartının açıldığı açıklamayı Yeşiller ve Sol Gelecek İl Eş sözcüsü Yeşim Arslan yaptı. “İzmir’in ortak ihtiyaçlarını kolektif taleplere dönüştürmek zorundayız” diyen Arslan, 31 Martta bir kez daha sandığa gideceklerini hatırlattı. Arslan, yerel seçimlerin, AKP-MHP iktidarı tarafından demokratik kazanımların ortadan kaldırıldığı, kent ve doğa sömürüsünün yoğunlaştığı, kayyum sistemiyle halkın iradesinin yok sayıldığı, seçilmiş yerel yöneticilerin hukuksuz bir şekilde görevlerinden alınarak yargılandığı ve tutuklandığı olağandışı bir dönemde yapıldığını söyledi.

‘Tek adam yönetimine dönüşmüştür’

Erdoğan’ın yerel seçimleri tek adam rejiminin yerleşmesinde önemli bir adım olarak gördüğünü belirten Arslan, “Muhalefet ise daha çok belediye kazanmanın ve AKP-MHP ittifakını geriletmenin hesaplarını yapmaktadır. 31 Mart yerel seçimlerinde muhalefetin daha çok belediye kazanması demokrasi güçleri açısından kritik bir önem taşımaktadır. Ancak, bir anlamda tek adam rejiminin yeniden oylanması niteliği taşıyacak böyle bir ortamda ‘nasıl bir yerel yönetim?’ sorusu boşlukta kalmaktadır. Devletin tek adam tarafından yönetilmesine benzer bir biçimde yerel yönetimler de tek adam yönetimine dönüşmüştür. Belediyeler, belediye başkanlarının tek söz ve karar sahibi olduğu kurumlar haline gelmiş, belediye meclisleri işlevini yitirmiş, vatandaşın yerel kararlara katılımını sağlayacak mekanizmalar iyice aşınmıştır. Sonuçta yerel yönetimler de birer ‘küçük saray’ niteliği kazanmıştır” diye ifade etti.

‘İzmir’i bundan sonraki saldırılardan koruyabiliriz’

Yerel yönetimlerin belediye başkanının tek başına yönettiği bir kurum olmaktan çıktığını dile getiren Arslan, belediye meclislerinin işlevsel kılındığı ve en önemlisi halkın kararlara katılımının sağlandığı bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Bugüne kadar uygulanan belediyecilik ile hep rant odaklı projeler üretilip doğaya ve kentlere ihanet edildiğini dile getiren Arslan, şunları söyledi: “Kentler birbirinin kopyası asfalt ve beton yığınlarına dönüştürülmüştür. Kent kimliği ve kent kültürü belediyeler eliyle yok edilmektedir. Yaşadığımız kent İzmir de pek çok yerel sorunla karşı karşıyadır: Düzensiz ve pahalı kent içi ulaşım; başta hava kirliliği olmak üzere halk sağlığını tehdit eden ekolojik problemler; başlı başına ele alınması gereken su sorunu; İzmir’in doğal, tarihi, kültürel varlıklarını ve ‘kimliğini yok edecek ‘katil’ projeleri bu kapsamda sıralayabiliriz.  Henüz çok geç kalınmış sayılmaz. İzmir’i bundan sonraki saldırılardan koruyabiliriz. Onun için ortak ihtiyaçları kolektif taleplere dönüştürmek zorundayız. Yeşil Sol Parti olarak emek ve demokrasi güçlerini, kent ve ekoloji hareketlerini ve yaşanabilir İzmir’den yana olan İzmirlileri bu soruya ortak yanıt üretmeye ve yerel seçimlerde birlikte davranmaya çağırıyoruz.”

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler