Takip Et

Güncel

Şule Çet davası: Sanıkların beyanları çürütüldü

Şule Çet davasında olay yeri canlandırma raporu sanıkların tüm beyanlarını çürüttü. Raporu sunan Prof. Dr. Çağlar Özbek, Çet’in atladığı ileri sürülen pencerede parmak izine rastlanmadığını, maktulün binadan 4 metre ileriye düşmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Gazi Üniversitesi öğrencisi Şule Çet’in, 29 Mayıs 2018 tarihinde Ankara’da bir plazanın 20’nci katından şüpheli bir şekilde düşerek yaşamını yitirmesiyle ilgili açılan davanın 4’üncü duruşması Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma salonunun küçük olmasından kaynaklı duruşma Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görüldü.

Duruşma salonunda haklarında “cinayet”, “nitelikli cinsel saldırı” ve “hürriyeti tahdit” suçlamalarıyla ağırlaştırılmış müebbet ve 37 yıl hapis cezası istenen tutuklu sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand hazır bulundu. Duruşmaya ayrıca Şule Çet’in babası İsmail Çet, aile yakınları, Çankaya Üniversitesi’nde kopya çeken öğrencisi tarafından öldürülen akademisyen Ceren Damar’ın babası Mustafa Damar, tarafların avukatlarının yanı sıra aralarında milletvekillerinin de bulunduğu çeşitli sivil toplum ve kadın örgütü temsilcileri de katıldı.

Polisten yoğun güvenlik önlemi

Duruşma öncesi polisin adliyenin önünde yoğun güvenlik önlemi alması dikkati çekerken, adliye bahçe girişine bariyerler kuruldu. Duruşmayı takip etmeye gelenler, yapılan üst aramasının ardından adliyeye alındı.  

Çet’in ev arkadaşı: Hiçbir mesajı silmedim

Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada, ilk olarak maktul Çet’in ev arkadaşı Lila T. tanık olarak dinlendi. Olay gününe dair Çet ile arasında geçen hiçbir mesajı silmediğini ifade eden T, “Tam olarak hatırlamıyorum ama ‘ne yapıyorsun’ diye ilk mesajı ben attım sanırım. Şule bana Çağatay’ın bazen kendisine asıldığını söylemişti. O gün için gidip görüşeyim paramı da alayım dedi. Alacağı vardı” dedi.

Sanık avukatlardan Levent Ökten, T’nin mesajları sildiğini öne sürmesi üzerine T, “Şule’nin erkek arkadaşıyla ben telefonlarımızı verdik. Ne varsa çıkartın ortaya. Ben herhangi bir mesaj silmedim.  Şule ile aynı evi paylaşıyoruz, geç gelmesinden endişe ettim. O yüzden o kadar çok aradım ve eve gelmesini istedim. Kızıma refakat ediyordu. Şule bunu onlara söyledi onlar da o da gelsin demişler. Kız küçük demiş Şule. Onlar da biz büyük sandık demişler” diye konuştu.

Ardından olay yeri canlandırması raporunu hazırlayan Prof.Dr. Çağlar Özbek tanık sıfatıyla dinlendi.  Özbek’in hazırladığı raporun ekrandan göstermek istemesinin hakim tarafından reddedilmesi üzerine hazırladığı raporu fotoğraflara anlattı.

 Özbek: sehpada Şule’nin parmak izi yok

Özbek, düşme olayının gerçekleştiği iddia edilen odanın olay yeri incelemede çekilen fotoğrafları ve sanıkların ifadelerine dayanarak açıklamalar yaptı. Özbek, şunları anlattı: “Camla sehpa arasındaki mesafe ölçülmüş Hareketli bir sehpa. Yandan bakıp aradaki mesafeyi ölçtük ve bu araya bir kişinin girip giremeyeceğini değerlendirdik. Şule Çet’in buradan pencereden atlaması için pencereye dayanması ya da sehpa üzerine çıkması lazım.  Ama olay yeri incelemede ne pencerede parmak izi ne de sehpanın üzerine çıktığına dair bir bulgu yok. Bir kişi kendisini geriye doğru atlamak isterse denge bir tarafa doğru bozulduğu zaman saniyeler içerisinde bir düşme gerçekleşecektir. Dolayısıyla sanığın odaya girip Şule’yi kurtarma durumunun olma ihtimali az. Sanık, Şule atlamasın diye müdahale etmesi için bir çaba içerisinde olsaydı sehpanın üzerindeki cisimler düşerdi. Olay yerinde çekilen fotoğraflar bunu göstermiyor. Eğer olay böyle değilse olay yeri incelemeden önce olay yerini düzenlendiğini gösteriyor.”

‘Mümkün değil’

Sanık Aksu’nun ifadesinde, Çet için ayakları havadayken ve tam düşme aşamasındayken yakaladığını söylediğini hatırlatan Özbek,  “Aksu, ‘sol elimle tuttum. Göğsüm cama çarptı, diğer elimle diğer bacağı tuttum’ diyor. Elinden kaydığını ve Çet’in düştüğünü söylüyor. Tarif edilen mekanizma serbest düşme mekanizması. Serbest düşme de ağırlıkla yakınen alakalıdır. Serbest düşmede Şule’nin üzerindeki kıyafetlerden dolayı paraşüt etkisi yaratacak bir durum yok. Dolayısıyla binadan 4 metre ileriye düşmesi mümkün değil. Kişinin binadan uzaklaşması için bir kuvvetin olması gerekir. Aşağıda da olayın akışıyla örtüşmeyen  bir takım şeyler var. Şule Çet düştüğü sırada ayakkabı ayağında değil. Ya düşme anında atılmış ya da daha önce atılmış” diye belirtti.

 ‘Kazağı kıvrılmış’ 

Çetin olay yerinde çekilen fotoğraflarda üzerindeki kazağın yarıya kadar kıvrılmış olduğunu aktaran Özbek, “Düşme anında bu kıvrılmanın olma olasılığı yok. Elbise dar. Otopside çıkarırken dahi kolay çıkaramıyorlar. Bu durum Şule atıldığında yarı çıplak olduğunu gösteriyor. Bu cinsel saldırı bileşeni olabilir. Bir bütünen baktığımda bunu diyebiliyorum. Olay anlatıldığı şekilde olmamış. Ruhsal bir alt yapının olmadığı da açık bir şekilde ifade edildi yapılan araştırmada” diye belirtti.

Bunun üzerine sanık Aksu’nun Özbek’e ” Siz Şule”nin öldürüp atıldığını mı yoksa atılıp öldürüldüğünü mu düşünüyorsunuz?” sorusunu yöneltti. 

‘Sanıkların iddia ettiği her şey çürütüldü’

Tanıklarının dinlenmesinin ardından avukatlar ve sanıklar rapora dair beyanları alındı. Müşteki avukatı Ferhat Gebeş, şunları söyledi: “Bir olay yeri inceleme keşfi yaptık.  Üç bilirkişi raporu dosyaya girdi. Karşı taraf Şule’nin atladığını söylüyor bizlerde atıldığını belirttiriyoruz. Çağlar Özdemir’in raporuna paralel nitelikte somut bir rapor değildir. Sanıkların ifadelerinde karartılan bir delil var. Söz konusu rapor denetlenebilir bir rapor değildir. Geçen celsede Hakan Kar’ın bir raporu vardı. Maktulün ve sanıklardan DNA alarak kime ait olduğuna dair kriminale gönderilmesi üzerine bir talebimiz var. Sanık avukatın Şule için psikolojisi iyi olmadığını söyledi. Bilirkişi raporda açık söyledi. Şule’nin arkadaşlarına baktığımız zaman herhangi bir intihar meyilli olmadığı ortaya çıktı. Şule’nin raporlarına baktığımız zaman intihar meyilli olmadığı ortaya çıktı. Sosyal medya üzerine baktığımız zaman, 13 yaşında annesini kaybetmiş, hayata sıkı sıkıya bağlı, paylaşması ve incelemesi yapıldığında Şule’nin intihara meyilli olmadığı dosyaya girdi.  Sanıkların iddia ettiği her şey çürütüldü.”

Sanıktan ilginç savunma

Ardından söz alan Sanık Çağatay Aksu, “Bu raporda yazılan isimlere baktığımız zaman, tanık Aybüke buraya geldi. Aybüke, Şule’nin yükseklik korkusu olduğunu söyledi. Yükseklik korkusu olan bir insan ofise gelmez. Lilia T’nin bir sözü bir sözüne uymuyor” diyerek kendini savundu. “Küçük senaryolarla bu dosya bu hale geldi” diyen Aksu, şöyle konuştu: “Bir gecede yapılan bir haber ile ilgili tutuklandık. 5 ay sonra Şule’nin tırnaklarında DNA’mız bulundu. Mersin ve Erciyes’ten alınan rapor çelişiyor. Şule’ye içeriden bizim zarar vermediğimiz belli. ATK raporları,  bilirkişi raporlarının nereden geldiği belli olmuyor. Karakolda verdiğim ifadelerin hepsi çıktı, ofiste bulunan bütün her şeyin üstü kapatıldı. Şule anal yoldan tecavüz edileceğini 15 dakika önceden mi tahmin etti. Şule’nin ‘sırlar dünyası’ var bunu zaten yaşadıklarını kimseyle paylaşmıyordu. Şule demek ki beni kandırmış. Şule’nin tanısı var, attığı mesajlar var, Şule’de ne ararsanız var, her şey sorun.”

Tahliye talebine tepki 

Sanık Aksu’nun  “Cezaevinde 15 ayım bitti ben tahliyemi istemiyorum ben beraat edeceğim” demesi salonda tepkilere neden oldu.  

Gerginlik mahkeme başkanının araya girmesiyle sona erdi.

Ardından söz alan sanık avukatlarından Levent Ökmen, raporların taraflı hazırlandığını ileri sürdü. Ökmen, savunmasını şöyle sürdürdü: “Müdafi avukatlarının beyanları ile bir rapor hazırlanabilir mi? Ama bu rapor böyle ciddiyetsiz bir rapor.  Sosyal medyanın bu duruşmaya etki ettiğini görüyoruz. Etki etmez dedikleri her şeyi rapora yazmışlar. Maktulün iş arkadaşına yazdığı ‘gelip sizinle çalışayım’ diyor. Eğer bunlar sapıksa ne diye yeniden gelip burada çalışmak istiyorsun. Son derece ciddiyetsiz bir tanık anlatımı var. Bu raporlara karşı yazılı itirazlarımızı vereceğiz. Girişte çıkışta tacize uğruyorum.  Masumiyet karnesi tersine işlenecekse, bizler savunma yapamayalım.”

‘Duruşmalar kapalı celse yapılsın’

Kadın örgütlerinin yoğun katılımı ile gerçekleşen duruşmadan rahatsızlık duyduğunu belirten sanık avukatı Ökmen, kapalı celse istedi. 

Sanık avukatı tahliye istedi  

Sanık Berk Akand avukatı Paşa Büyükayaer ise “Psikolojik durumla ilgili rapora bir itirazımız yok.  Yargılama öyle bir hal aldı ki,  Çağatay’ı dahi tanımayan insanları getirip Şule’nin psikolojinin normal olduğunu göstermeye çalışıyor. Şule’nin psikolojisinin normal olduğu intihar etmeyeceği anlamına gelmiyor.  Furkan ve Lilia’nın telefonlarına el konuldu. İkinci celsede Şule’nin düşe pozisyonu ile ilgili ifadelerimizi sunduk. Çağatay ve Berk’in 18 dakika sonra aşağıya indiklerini belirten bizdik. Biz en başından bu yana birilerini berat ettirmek veya tahliye ettirmek peşinde değiliz. Bu olayın gerçeği neyse o ortaya çıksın istedik. Müvekkilimin herhangi bir sabıka kaydı yok. Müvekkilimin tahliyesini istiyoruz, sadece annesi var ve annesinin sağlık durumu kötü.  1.5 yıldır Berk’in halan neden bu dosyadan tutuklu bulunduğunu anlamış değilim. Tanık beyanların göz önünde bulundurması göz önünde bulundurmasını talep ediyorum” diye konuştu.

Duruşma ertelendi

Kararını veren mahkeme heyeti, sanıklar Berk Akand ve Çağatay Aksu’nun tutukluluk halinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşmayı 20 Kasım’a erteledi. Mahkeme heyetinin oluşturduğu ara kararlar ise şöyle: “Emniyet Müdürü’nün siber suçtan gönderilen kayıtların olay gecesine ilişkin görüşülen mesajların düzenli bir şekilde uygun bir rapor halinde istenilmesini, olay yeri keşif incelemesinde olay yerinde alınan örneklerin bir rapora eklenilmesini, sanık Berk Akand ve Çağatay Aksu’dan alınan DNA örneklerinin yeniden istenilmesini, DNA testlerinin orijinal haliyle gönderilmesini, Sanık Çağatay Aksu’nun telefon kayıtlarını alan jandarmaya yazı gönderilip gönderilmesine karar olunur.”

Duruşmanın ardında kitle, “Şule için adalet sloganları attı” sloganlar atarken, sanık yakınları kitleye sinkaflı küfürler etti. Şule’nin yakınları, kadınlar ve sanık aileleri arasında gerginlik yaşandı. 

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler