Takip Et

Makale

Son 44 yılın en kurak yılı: Baraj değil ağaç lazım

İSKİ verilerine göre İstanbul’da barajların doluluk oranı yüzde 65, Ankara’da yüzde 20, İzmir’de ise yüzde 34 olarak hesaplandı. Uzmanlara göre baraja değil ağaca ihtiyacımız var

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Kasım ayında yaptığı açıklamada 1973’ten bu yana en kurak yılın yaşandığını söylemişti. Habertürk’ten Caner Aktan’ın haberine göre, İstanbul’a su sağlayan Ömerli, Terkos, Darlık, Büyükçekmece, Alibey, Istrancalar, Sazlıdere, Kazandere, Elmalı ve Pabuçdere barajlarındaki toplam doluluk oranı yüzde 65’e kadar düştü.

Kar beklemiyoruz

Meteoroloji uzmanı Orhan Şen, ülkede bariz bir kuraklık yaşandığını ifade ederek şubat ve mart aylarının bu durumu telafi edebileceğini söyledi.

Şen şöyle devam etti: “Şu ana kadar yağması gereken yağışlar olmadı. Dolayısıyla bariz bir kuraklık söz konusu. Bu hafta perşembe gününe kadar herhangi bir yağış görünmüyor. Cuma gününden itibarense yağışlar ülkemize batıdan girecek. Cuma günü sıcaklıklar 4-5 derece düşecek. Hafta sonu ise sıcaklıklar mevsim normallerinin de altında seyredebilir. Hafta sonu tüm Türkiye’de yağış bekleniyor. Ancak kar beklentimiz yok. Önümüzde şubat ve mart var. Bu aylar kuraklığı telafi edebilir.”

Yaz aylarında sosyo-ekonomik kuraklık kaçınılmaz olur

İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, ülkede hem meteorolojik hem de hidrolojik kuraklık (baraj kuraklığı) olduğunu belirtti: “İstanbul’da bu iki aşama daha çok hissedilir durumda. Bir sonraki aşama tarımsal kuraklık, son aşama ise sosyo-ekonomik kuraklık. Biz şu an ilk iki aşamayı yaşıyoruz. Şayet yağışlar mevsim normallerinin altında devam ederse bahar aylarında tarımsal kuraklık yaşayabiliriz. Yaz aylarında ise sosyo-ekonomik kuraklık kaçınılmaz olur.”

‘Baraj değil ağaç lazım’

İklim Uzmanı Prof. Dr. Ümit Erdem kuraklığın önlenebilmesi için yeşilin korunması gerektiğini söyledi. Erdem, “İklim değişikliği tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de doğrudan etkiliyor. Ülkemizde yaşanan seller ve taşkınlar bu değişikliğin en belirgin örneklerindendir. Yeşil varsa su da vardır, yoksa kuraklık gelir. Biz yeşili korumak yerine başka işlerle uğraşıyoruz. Yapmamız gereken en acil iş yeşili artırmaktır. Baraj kurmak yerine ağaçlarımızı korursak daha etkili sonuçlar elde edilir. Her baraj yeni bir ekolojik sistem yaratıyor. Bu durum diğer ekosistemlere zarar veriyor” dedi. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kahraman, “Sadece barajlar değil yeraltı su kaynaklarında da sıkıntı yaşanabilir” diye konuştu.

 

Günün Haberleri

Makale konulu diğer haberler