Takip Et

Röportaj

RÖPORTAJ: Birleşik mücadele hattı asgari bir mücadele programı zemininde ele alınmalı ve ilerletici dinamiklerine şans verilmelidir.

Faşizmle her hangi bir uzlaşmayı devrim mücadelesi, emekçi kitleler ve halklar açısından ihanet olarak gören her devrimci hareket faşizme karşı uzlaşmaz bir siyaset izlerken, kaçınılmaz olarak bu siyasetin ve örgütsel varlığın sürekliliği meselesi ile de karşılaşacaktır. Süreç sadece baskının yoğunlaştığı değil mücadele ve örgütlenme açısından önemli imkânların oluşacağı bir süreç olacaktır. Sosyalist hareketler faşizmle uzlaşmadan gelen saldırı dalgasını göğüsleme, olası sınıf ve halk hareketlerini kucaklayarak faşizme ve sermayeye karşı yönlendirme görevi ile karşı karşıyadır

”24 Haziran sonrası oluşan yeni siyasal durum, dengeler ve görevlerimiz” başlıklı röportaj dizimizin  dördüncüsün de Devrimci Parti’ye yer veriyoruz.

Patika: 24 Haziran seçim sonuçlarını nasıl okumalıyız? ‘’Yeni’’ sistem değişikliğinin ideolojik ve siyasal arka planına dair fikriniz nedir?

Devrimci Parti: 24 Haziran seçimleri meselesine bu seçimlerin meşru olmadığını vurgulayarak başlamak gerekiyor. Hemen hemen herkes bu seçim sonuçlarının sandık iradesinin normal ve gerçek bir yansıması olmadığı konusunda hem fikir bir durumdadır. Saray –Ergenekon –MHP ittifakı sandık manipülasyonları ve hileleri vasıtasıyla süreçten istedikleri sonucu almayı başarabilmişlerdir. Bu sonucun oluşmasında toplumsal muhalefetin tıpkı 16 Nisan referandumunda olduğu gibi sonucu sineye çekerek kabullenmesi etkili olmuştur. CHP bir kere daha tarihsel rolünü oynayarak devletin bütünlüğü adına halkın karşısında durmuş, halk kitlelerinin harekete geçmesinin önündeki en önemli engel olarak öne çıkmıştır. Fakat bu durum sosyalist hareketin kitlesel etki gücünün sınırlarını göstermesi açısından da anlamlıdır. Bir kere daha sosyalist hareketler sürece dağınık ve zayıf girmiş ve bu nedenle süreci yönlendirecek bir performans sergileyememişlerdir.

Ülkede devlet şekli değişime uğramış faşizmin kurumsallaşmasının yolu açılmıştır. Seçimler ulusal ve uluslararası sermayenin başkanlık sistemi ve faşist bir yapılanmayla yol yürümek istediğini, bugün yaşanan ekonomik krizin de gösterdiği üzere yaklaşan süreci baskı politikaları ile karşılamak istediğini göstermesi açısından da anlamlıdır. Bu bağlamda faşizmin sandık yoluyla devrilme umudu aynı sandığa gömülmüştür. Seçimler ancak seçim sonrası ayaklanmaya dönüşebilecek bir halk hareketi ile mevcut iktidarı değiştirebilir ki, buradan bakıldığında iktidarı değiştiren şeyin sandık değil sokağa çıkan ve iktidara karşı mücadeleye girişen halk hareketi olduğu görülür.

24 Haziran seçim sonuçları bağlamında başta CHP ve İyi Parti olmak üzere burjuva muhalefetin yeni durumunı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Devrimci Parti: Millet ittifakı adı verilen CHP-İYİ Parti-SP arasında oluşturulan ittifak bir yanıyla CHP’nin sağına yaslanarak siyaset yapma anlayışının tekerrür etmesini sağlamıştır. Esas olarak devletin kurucu partisi olan CHP’nin politika ve eylemine yön veren çizgi devletin bekası çizgisidir. Devletin bakası hemen her zaman halkın çıkarlarıyla çatışma haline girdiği için tüm kritik noktalarda CHP sağ, devletçi bir duruşa geçmiştir. CHP gerek kritik her dönemde halka karşı devletçi duruşu ve gerekse sağına sarılarak yürüttüğü ittifak siyaseti ile kendisine oy veren emekçi kitlelerin umudu olmaktan çıkmıştır. Ayrıca seçim listelerinde sol adayları tasfiye ederek sağ duruşunu pekiştirmiştir.

Bu ittifak diğer yanıyla CHP’nin sınıfsal karakterini de ele vermektedir. Denilebilir ki seçimler aynı zamanda saray çevresinde toplanmış ve devlet eliyle palazlandırılan yeni sermaye gurubu ile yerleşik sermaye arasında sandık üzerinden bir karşı karşıya geliş anlamını taşımıştır. Buradan bakıldığında iki ittifakın dışında Kürt Özgürlük Hareketi ile Türkiye Sosyalist Hareketinin ittifakını sağlayan HDP’nin önemini de göstermiştir. HDP Türkiye halkları ve işçi sınıfı açısından umut haline gelmiştir.

24 Haziran seçim sonuçları düzleminde HDP ve Devrimci, Demokratik toplumsal dinamiklerin durumuna ilişkin siyasal değerlendirmeleriniz nelerdir?

Devrimci Parti: HDP 24 Haziran seçimlerini faşist kurumsallaşma karşısında en geniş sosyalist blok ve Kürt halkının ittifakı temelinde karşılamış bu bağlamda baraj meselesini tüm baskı ve hileye rağmen yok ederek bir temsiliyet yaratmıştır. Bu ittifak çizgisi ve yaratılan yan yana geliş faşist kurumsallaşma siyasal ve ekonomik saldırı karşısında oluşturulabilecek direniş hattı için çok önemli bir zemin ve dayanak noktası olarak öne çıkmıştır. HDP bu ittifak çizgisi ile batıda özellikle geçmişte kendini mecburen CHP ile tanımlayan geniş kitlelerin yüzünü HDP’ye dönmesini sağlamıştır. Bu durum bir yanıyla HDP politikalarının sınıf hareketi ve batının sorunları konusunda daha kapsayıcı hale getirilmesini dayatırken öte yanıyla HDP listelerinde yan yana gelen sosyalist hareketleri verili durumlarını aşan bir yerden bu yan yana gelişi derinleştirme görevi ile yüz yüze getirmiştir.

‘’Yeni’’ sistem değişikliği ile birlikte emekçiler ve ezilenler açısından ekonomik ve siyasal saldırı ve kuşatma daha da derinleşecektir. Yeni dönemde emekçiler ve ezilenleri bekleyen tehlikler nelerdir?

Devrimci Parti: Seçim sonrası devlet şekli değiştirmiş olağanüstü bir süreç başlamıştır. Faşizmin kurumsallaşması önce, reis bünyesinde devletin merkezileşerek yeniden yapılanması şeklinde ilerleyecek bu yapılanma tamamlandığında toplumun ve toplumsal muhalefetin yeniden yukarıdan aşağıya yapılandırılması ile devam edecektir. Devleti olağanüstü kılan zor aygıtlarının belirleyici hale gelmiş olmasıdır. Bu durum bir yanıyla yasama ve denetleme mekanizmalarının sarayın iki dudağında toplanması anlamına gelirken hukuksal her çeşit kazanımın adım adım yok edilmesi anlamına da gelecektir. Giderek toplumsal muhalefet alanı her gün daraltılan yasal alanın içerisine girmeye ve kıpırdayamaz hale gelmeye zorlanırken meşru temelde bu kalıbı kabul etmeyen hareketler ise devlet zoru ile etkisiz hale getirilmeye çalışılacaktır. Devlet baskısı hemen her alanda hissedilecektir.

Süreç aynı zamanda ağır bir ekonomik krizin baskısı altında işleyecektir. Bu noktada sermayenin çözümü devreye konulacak, bu politikalara itiraz eden işçi hareketleri de devletin zoruyla karşılaşacaktır. Aynı şekilde ekonomik kriz ve sermayenin çözüm politikalarının sonuçları ile yüzleşen halk kitleleri de benzer durumlarla karşılaşacaktır. Bu durum aynı zamanda sosyalist hareketler için önemli imkânların ve mücadele alanlarının oluşmasını da sağlayacaktır.

Faşizme yada diktatörlüğe karşı devrimci ve demokratik platformlarda ‘’Birlik, Demokratik Cephe ‘’ vb tartışmalar yürütülmektedir. Bu bağlamda hem bu tartışmalara ve hem de devrimci, demokratik toplumsal dinamiklerin önümüzdeki dönem siyasal mücadele hattı ne olmalıdır? Sorusuna dair çözüm önerileirniz ve perspektifiniz nedir?

Devrimci Parti:  Kabul etmek gerekir ki siyasetin ve örgütsel varlığın sürekli kılınmasının iki yolu vardır. Bunlardan birincisi devletin zoru karşısında diz çökerek örgütsel sürekliliği sürdürme adına siyasal bağımsızlıktan vaz geçerek daraltılmış legal alana hapsolan bir siyasal politik çizgi izlemektir ki bu tarz bir politika görüntüde bir örgütsel süreklilik sağlıyor görünse de geriye kalan, siyasal tüm özünü yitirmiş, içi boşaltılmış boş bir posa olacaktır. Bu tür bir siyaset halk kitleleri açısından karşılıksız bırakılacaktır.  Öte yandan faşizme karşı kendisini, faşizmin çizdiği sınırlar ve legalite ile bağlamayan devrimci bir mücadele çizgisi kaçınılmaz olarak devletin zoruyla karşılaşacaktır.

Faşizmle her hangi bir uzlaşmayı devrim mücadelesi, emekçi kitleler ve halklar açısından ihanet olarak gören her devrimci hareket faşizme karşı uzlaşmaz bir siyaset izlerken, kaçınılmaz olarak bu siyasetin ve örgütsel varlığın sürekliliği meselesi ile de karşılaşacaktır. Süreç sadece baskının yoğunlaştığı değil mücadele ve örgütlenme açısından önemli imkânların oluşacağı bir süreç olacaktır. Sosyalist hareketler faşizmle uzlaşmadan gelen saldırı dalgasını göğüsleme, olası sınıf ve halk hareketlerini kucaklayarak faşizme ve sermayeye karşı yönlendirme görevi ile karşı karşıyadır. Kabul edilmelidir ki bu görevin altından tek başına kalkmak neredeyse imkânsızdır. Durumu böyle tarif ettiğimizde sosyalistlerin önünde birleşik mücadeleyi kurgulama ve büyütme görevinin durmakta olduğunu iddia edebiliriz. Yana yana durabilecek devrimci güçler vakit kaybetmeden yan yana gelerek bu yan yana yürüyüşün örgütsel formlarını tarif etmeli ve bu tarifi hayata geçirecek adımları atmalıdır. Bu tarihsel bir sorumluluktur. Birleşik bir mücadele hattı asgari bir mücadele programı zemininde ele alınmalı mücadelenin ilerletici dinamiklerine şans verilmelidir.

Faşizmin baskısı altında bunalan ve ağır ekonomik saldırılarla yüz yüze olan kitlelere bir sinerji verecek birleşik mücadele hattı ve bu mücadelenin örgütsel formlarını oluşturulması önemli imkanların ortaya çıkmasına da zemin hazırlayacaktır. Tabi ki böylesi bir hat kaçınılmaz olarak Kürt Halkı ve Kürt Özgürlük Hareketi ile de bir rezonans yakalamalı bir mücadele birliği oluşturmalıdır. Başarı ancak bu durumda sağlanabilir. Bu durum aynı zamanda yan yana gelebilecek güçlerin tarifi anlamına da gelmektedir. Seçim süreci bu imkânların oluşmasını sağlamıştır, bu süreci derinleştirmek sosyalist hareketlerin ellerindedir.

Günün Haberleri

Röportaj konulu diğer haberler