Takip Et

Güncel

Pandemi döneminde kadına şiddet arttı

İnsan Hakları Derneği Kadın Komisyonu’nun “Pandemi döneminde kadın” başlıklı raporuna göre iki aylık süreçte kadına ve çocuğa yönelik şiddet vakalarında artış yaşanırken, kadınların ekonomik ve sosyal haklardan mahrum edildiği belirtildi

İnsan Hakları Derneği Kadın Komisyonu, 11 Mart-11 Mayıs 2020 tarihleri arasını kapsayan ve pandemi süresinde kadınların yaşadıklarını sorunların yer aldığı  “Pandemi döneminde kadın” başlıklı bir rapor hazırladı.

Raporun giriş kısmında koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle alınan önlemlerin, hem kadına hem de çocuğa karşı, her türlü şiddet tehlikesini de beraberinde taşıdığına dikkat çekilerek,  bu süreçte kadınların ve çocukların şikayet mekanizmalarına ulaşmasının engellendiği belirtildi. Bu nedenle ev içi şiddetin arttığı ancak bu şiddetin kayıt altına alınmadığına vurgu yapılan raporda, “Pandemi sürecinde kadınlar ve çocuklar yalnızca fiziksel olarak şiddete uğramakla kalmayıp aynı zamanda birçok farklı şiddete ve hak ihlallerine uğramakta, ekonomik ve sosyal haklardan mahrum edilmekte, zorluk içerisinde yaşamlarını devam ettirmek zorunda kalmaktadırlar” denildi.

Kadınların pandemi döneminde yaşadıkları hak ihlalleri ve şiddeti raporda çeşitli başlıklar halinde sıralandı.

Raporda, 11 Nisan’dan 11 Mayıs’a kadar; ayni ve nakdi yardım yapan bir kurum olmamalarına rağmen Genel Merkez ve şubelerine 100’ün üzerinde maddi destek talepli başvuru yapıldığı belirtilirken, en fazla başvurunun kadınlar tarafından yapıldığına dikkat çekildi.

LGBTİ+ kişilere yönelik hak ihlalleri

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın 24 Nisan’da Cuma hutbesinde “tüm kötülük ve salgın hastalıkların eşcinsellikten kaynaklandığına” dair ifadelerini kullanması ardından nefret söyleminin yaygınlaştığına yer verilen raporda, “Bunun ardından Ankara Şubemiz ve ardından Barolar tarafından yapılan açıklamalarla bu nefret söylemi kınanmıştır. Ancak gerek İnsan Hakları Derneği gerekse Barolar; tehdit ve nefret söylemlerine maruz kalmış, bazı barolar hakkında da soruşturma açılmıştır. Ayrıca Genel Merkezimize ve şubemize tehdit, hakaret içeren mailler atılmış, telefonlar edilmiştir. Tehdit ve hakaret haricinde olanlara cevap verilmiş, nefret suçunun ne olduğu anlatılmıştır” denildi.

Kadına yönelik şiddet

“Salgın ve savaş dönemleri, kadına yönelik şiddetin arttığı, olağanüstü dönemlerdir” vurgusu yapılan raporda, pandemi sonucu sokağa çıkma kısıtlamaları ile birlikte şiddet uygulayan erkek ve şiddete maruz bırakılan kadınların ve çocukların aynı mekan içinde zorunlu olarak bir arada kalmalarının ev içi şiddeti arttırdığı kaydedildi. Raporda, kadınların ve çocukların uğradığı şiddeti duyurma ve başvurma mekanizmalarına ulaşmalarının güçleştiğine işaret edilirken, “Salgın döneminde kadına yönelik şiddete dair başvuruların alınmadığı durumlar yaşanmaktadır. Mersin’de 5 kadın sığınma evinden 4’ünün kapatıldığı bilgisine ulaşılmıştır. Hatay’da Kadın Sığınma Evi olmadığından, Çocuk Esirgeme Kurumuna yerleştirilmektedir. Adana’da sığınma evi olmasına karşın salgın dönemde başvuru kabul etmediği bilgisine ulaşılmıştır. Kadın sığınma evlerine, pandemi döneminde genel olarak kabul edilmeme durumu yaşanmaktadır. Bazı bölgelerde polis hiç başvuru almamakta ve adliyelere yönlendirmektedir. Adliyeler ise 13.00-15.00 arasında çalışmakta, çoğu kadın durumdan yılıp tekrar şiddet gördüğü alana geri dönmek zorunda kalmaktadır” ifadeleri yer aldı.

Kadına yönelik şiddetin bir başka boyutu da sosyal medya üzerinden dijital şiddet olarak gerçekleştiğine ve bu şiddetin muhalif kadınlara daha fazla yöneldiğine dikkat çekilen raporda, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, gazeteci Nevşin Mengü, avukat Feyza Altun, oyuncu Berna Laçin’in sosyal medya hesapları üzerinden tehdit edildikleri belirtildi. Ayrıca birçok kadının sosyal medya hesaplarının ele geçirilerek şantajlara maruz kaldığı ifade edilen raporda tecavüz ve ölüm tehditlerinin de arttığı kaydedildi.

Erkekler tarafından katledilen kadınlar

11 Mart ile 11 Mayıs tarihleri arasında tespit edilebildiği kadarıyla 37 kadının erkekler tarafından katledildiği; bunlardan 3’ünün boşandığı erkek tarafından, 1’inin boşandığı erkeğin para ile tuttuğu erkek tarafından, 8’inin evli olduğu erkek tarafından (1’nin uzaklaştırma kararı var), 1 kadının boşanma aşamasında olduğu ve uzaklaştırma kararı bulunan erkek tarafından, 1’inin eski erkek arkadaşı tarafından, 2 kadının birlikte yaşadığı erkek tarafından, 4 kadının oğlu tarafından, 1’inin kadın erkek kardeşi tarafından, 2 kadının erkek arkadaşı tarafından, 2 kadının komşusu tarafından, 5 kadının akrabası tarafından, 4 kadının tanıdığı erkek tarafından, 3 kadının tanımadığı erkekler tarafından katledildiği belirtildi.

Raporun devamında iki ayda katledilen kadınlar isimleri ve kimler tarafından katledildiği bilgisi yer aldı.

11 Mart-11 Mayıs tarihleri arasında tespit edilebildiği kadarıyla 26 kadının şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş halde bulunduğuna dikkat çekilen raporda,  bunlardan 3’ünün katledilmiş şekilde bulunduğu ancak failinin belli olmadığı kaydedildi.

Raporun devamında şu bilgiler yer aldı:

“Taciz ve tecavüz vakaları

* 1 kadın tecavüze, iki kadında tacize uğramıştır.

* Diyarbakır’da; konuşma, duyma ve zihinsel engelli bir kadının tecavüze uğradığı öğrenildi.

* Dersim’de faaliyet gösteren Şok Market Şube Müdürü Y.K.’nin bir kadın çalışanı tacize maruz bıraktı.

* Bursa’da A.A. adlı bir kadın, karantinada kaldığı KYK yurdunda tacize maruz bırakıldı.

* Hakkında uzaklaştırma kararı olan bir erkek sahte cerrahi tulum ve ambulansla eski kız arkadaşının evine gelerek kaçırdı.

* 1 kadın mahpus şiddete maruz kalmış, 1 kadın mahpus hak ihlallerine uğramış, 3 kadın mahpusun da tedavileri engellenmiş, bir hapishanede de kadın mahpuslar geneli hak ihlallerine maruz kalmıştır.

* 70 yaşındaki Siti Gören, Van T Tipi Kapalı Hapishanesinde revire sürüklenerek götürüldü.

* Mart ayında Tarsus’tan Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Hapishanesine getirilen Garibe Gezer’in hiçbir ihtiyacının ve talebinin karşılanmadığı gerekçesiyle açlık grevine başladığı öğrenildi.

* Mart ayında Bayburt M Tipindeki Kadın Mahpusların kullandıkları pedlere kadar sorun yaşadıkları, iki yıldır hiçbir sosyal faaliyet yapılmadığı ve en temel haklarının uygulanmadığı öğrenildi.

* Şakran Kadın Kapalı Hapishanesinde bulunan kanser hastası Fatma Özbay’ın tedavi için hastaneye götürülmediği öğrenildi.

* Kayseri Bünyan Kadın Cezaevi’nde Covid-19 belirtileri gösterdikleri için karantinada tutulan 3 mahpusa (Merve Aydoğan, Nazlı Solgun ve Rojda Tokçu) test yapılmadığı öğrenildi.

*2 Belediye Eş Başkanı kadın gözaltına alınmıştır.

* 23 Mart’ta Batman Belediye Eşbaşkanı Songül Korkmaz 3 gün gözaltında tutuldu.

* Cizre Belediye Eşbaşkanı Berivan Kutlu 19 Mart’ta sevk edildiği mahkeme adli kontrolle serbest bırakıldı.

* Van’da HDP PM Üyesi Hatice Büşra Kuyun, kendisini polis olarak tanıtan kişiler tarafından kaçırıldığına dair kurumumuza başvuru yapmıştır.

Güvenlik Güçleri Tarafından Uygulanan Şiddet Vakası

* 2 kadın, polis şiddetine maruz kalarak darp edilmişlerdir.

* Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenaze törenine katılan bir kadın polisler tarafından darp edildi.

* Batman/Kozluk HDP Belediye Meclis Üyesi olan Leyla Konuk, gözaltına alınırken polisin fiziksel şiddetine maruz kaldı.

* Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde yaşayan İ. T. İsimli kadın 1 Mayıs gecesi doğum sancılarının başlaması üzerine Doğubayazıt Devlet Hastanesi Doğum Servisi’ne kaldırılmıştı. Doğum servisinde sözlü ve fiziki işkenceye maruz kaldığını belirtmiştir.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2020 yılının Nisan ayında 4’ü çocuk yaşta, 14’ü kadın ve 8’i göçmen olmak üzere en az 220 işçinin çalışırken yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in ölümünden sonra sosyal medya üzerinden yaşam hakkını savunan paylaşımları nedeniyle İzmir Karşıyaka Hakimi ve aynı zamanda Yargıçlar Sendikası Başkanı olan Ayşe Sarısu Pehlivan hakkında soruşturma açıldı.”

 Raporda sonuç ve öneriler şöyle sıralandı:

“* Pandemi döneminde ekonomik ve sosyal açıdan kadınlar güçlendirilmeli, herhangi bir düzenli geliri olmayan kadınlar tespit edilerek maddi destek sağlanmalıdır.

* İşlerinden edilmiş kadınların iş güvenceleri sağlanmalıdır.

* Kadınların ev içi şiddete uğramalarını engelleyici tedbirler alınmalı, başvuru mekanizmaları çoğaltılmalıdır.

* Kadınların yapmış oldukları başvurular sonucunda gerekli koruma tedbirleri alınmalı, şiddeti uygulama riski olan kişi uzaklaştırılmalıdır.

* Şiddet uygulayanlar hakkında gerekli cezai işlemler uygulanmalı mağdur ve fail aynı mekanlarda bırakılmamalı, bu şekilde davranan kolluk veya herhangi bir birim çalışanı hakkında da soruşturma açılmalıdır.

* Türkiye’nin imzaladığı Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) uygulanmalıdır.

*  6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun tam olarak uygulanmalıdır.

*  Şiddete maruz kalmış ve ailesinin yanında da kalmak istemeyen kadınların sığınma evlerine başvuruları kabul edilmeli ve gerekirse karantina uygulanmalıdır.

* Kadın sığınma evleri tam zamanlı çalışmalı ve kapatılanlar acil olarak yeniden açılmalıdır.

* Adliyeler, kadın şiddet başvurularında tam zamanlı çalışmalı ve karakolda kolluk, gelenleri beyanını almalıdır.

* Sosyal medya üzerinden kadına yönelik şiddet söylemleri ve tehditler için soruşturma açılmalı, tespit edilen kişiler hakkında yasal işlemler yapılmalıdır. 

*Resmi kurum ve kuruluşların ayrımcı söylem ve nefret söylemleri hakkında yasal girişimlerde bulunulmalı, Anayasa’nın ilgili hükümlerine uymalıdırlar.”

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler