Takip Et

Güncel

Özgecan’ın katledilmesinin üzerinden 4 yıl geçti

Mersin’in Tarsus ilçesinde, okuldan çıktıktan sonra evine gitmek için bindiği minibüste öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın ölümünün üzerinden 4 yıl geçti

Tarsus’ta 11 Şubat 2015 akşamı Mersin’deki evine dönmek için minibüse binen Özgecan Aslan’dan haber alınamayınca ailesi tarafından polise kayıp olduğu yönünde dilekçe verildi. Bu tarihten itibaren, kayıp olan Özgecan Aslan’ı arayan jandarmanın, kendilerine yol soran bir minibüsten şüphelenmesi üzerine yapılan aramada minibüsün içinde kan izlerine rastlandı. Jandarma bu kişileri yakaladı. Ancak yapılan sorguda bir sonuca varılamadı ve şüpheliler serbest bırakıldı.

Minibüste bulunan kadın şapkasının Özgecan Aslan’a ait olduğu Özgecan’ın babası tarafından teşhis edilmesi üzerine Jandarma, minibüsü yeniden incelemeye aldı. Yeniden sorguya alınan 2 şüpheli, cinayeti itiraf ettiler ve 3. bir kişinin de kendilerine yardım ettiklerini söylediler. Böylece 3. kişi Suphi Altındöken’in aranması süreci başladı.

Haberlerde ve minibüs şoförünün ifadesinde yer alan bilgilere göre şoför Suphi Altındöken, Mersin’e D-400 karayolundan gitmesi gerekirken güzergâh değiştirerek Tarsus – Mersin Otoyolu’na doğru saptı. Sürücünün güzergâhını değiştirmesinden ‘kaçırılıp başına kötü bir şey geleceğini’ anlayan ve tepki gösteren Özgecan, şoförle tartıştı. Tecavüz girişiminde bulunan Suphi Altındöken’e Özgecan biber gazı kullanarak engel olmaya çalıştı. Ancak bunun ardından Suphi Altındöken tarafından birkaç kez bıçaklandı ve demir çubukla öldüresiye dövüldü. Tarsus’a geri dönen zanlı olayı babasına ve bir arkadaşına anlattı ve yardım istedi. Üç kişi olay yerine döndüler ve Özgecan Aslan’ın cesedini ormanda ateşe verdiler. Özgecan’ın direndiği sırada zanlı Suphi Altındöken’in yüzüne tırnaklarını geçirmesi nedeniyle bu üç kişi Özgecan’ın ellerini keserek, olası bir DNA tespitinde bir eşleşmenin önüne geçmek istediler. Özgecan’ın tecavüze uğrayıp uğramadığı hakkında Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan otopsi raporuna göre, Özgecan Aslan’a tecavüz edilmediği belirlendi.

Zanlıların tümünün yakalanmasından sonra polise verdikleri ifadeler sonucu Özgecan’ın cesedi, Cinderesi yatağında yüzünün ve vücudunun bir bölümü yanmış halde bulundu. Tarsus Devlet Hastanesi’ne kaldırılan ceset yandığı için kimlik tespiti Özgecan’ın kıyafetleri üzerinden yapılabildi.

Özgecan’ın babası: Yine kadına şiddet durmuyor, durmadı.”

Özgecan Aslan’ın, Mersin’in merkez Mezitli ilçesinde yaşayan babası Mehmet Aslan, evinde gazetecilere yaptığı açıklamada, her gün acılarının katlanarak arttığını söyledi.

Kızını düşünmediği ve aklına getirmediği bir anın dahi olmadığını belirten Aslan, şunları kaydetti: 

“Sürekli ‘ya sabır’ diyorum. Eşim de ben de ilaç desteğiyle ayakta duruyoruz. Çünkü zaman her şeyin ilacı derler, fakat bu süreçte zaman geçtikçe bu acı biraz katmerleniyor. Hayat devam ediyor ama bu hayatın içerisinde gülmeyi unuttuk desem yeridir. Çevrede de gülen insanları gördüğüm zaman hep böyle buruk bir acı aklıma geliyor. Yani kolay değil. O süreçten sonra herhalde binleri geçmiştir. Yine kadına şiddet durmuyor, durmadı.”

Mehmet Aslan, biri kız 2 çocuğu daha olduğunu belirterek, “Gerek eşim gerek ben, çocuklarım bizi bitkin, yorgun, bitmiş ve hayata küsmüş bir vaziyette görmesinler diye ayakta durmaya çalışıyoruz. Çünkü onlar bizden destek alacaklar.” diye konuştu. 
Tarsus ilçesinde, 11 Şubat 2015’te, okuldan çıktıktan sonra evine gitmek için bindiği minibüste öldürülen Özgecan Aslan, kadına yönelik şiddetle mücadelenin simgesi haline gelmişti.

Bir gazetecinin “Özgecan’ın katilinin hapishanede öldürülmesi acınızı bir nebze de olsa azalttı mı?” sorusu üzerine Aslan, ne sevindiğini ne de üzüldüğünü ifade etti. 
Aslan, “Ben hiçbir şey hissetmemiştim ama tabii onun ölmesi iyi oldu. Fakat diğer ikisi içeride hala. Duygularımı ifade etmekte zorlanıyorum.” dedi.

Dava süreci

Davanın ilk duruşması 12 Haziran 2015 tarihinde Tarsus Adliyesi’nin konferans salonunda yapıldı. 10 saat süren duruşmada alınan ara kararda sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, Fatih Gökçe’nin cinsel saldırısı hakkında ek iddianame talebinin kabulüne, avukat sanıkların sonraki ifadelerinin tutuklu kaldıkları hapishanelerden görüntülü alınmasına ve bir sonraki duruşmanın 9 Eylül 2015 tarihine ertelenmesine karar verildi.

3 Aralık 2015’te gerçekleşen son duruşmada mahkeme, Suphi Altındöken’e “nitelikli cinsel saldırı ve canavarca hisle öldürme”, Fatih Gökçe’ye “canavarca his ve nitelikli cinsel saldırıyla kasten öldürme”, Necmettin Altındöken’e ise “Canavarca his ve eziyetle kasten öldürme” suçundan, 3 zanlıya’da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme üç sanığa verdiği bu cezaların yanı sıra, tecavüz ve diğer suçlardan, Suphi Altındöken’e 27 ve arkadaşı Fatih Gökçe’ye 24 yıl hapis cezası daha verdi.

Özgecan Aslan’ın katillerinden Ahmet Suphi Altındöken, 11 Nisan 2016 tarihinde Adana Kürkçüler E tipi kapalı hapishanesinde Gültekin Alan tarafından uğradığı silahlı saldırıda kalbine isabet eden mermi sonucu öldü. Babası Necmettin Altındöken karın boşluğu ve kalçasından yaralandı. Suphi Altındöken’in cenazesi Mersin’de adı açıklanmayan bir mezarlığa defnedildi.

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler