Takip Et

Dünya

Lozan – Cenevre yürüyüşü yapılacak miting ile son bulacak

82 örgütün bir araya gelerek oluşturduğu Efrin’i Sahiplenme Platformu tarafından organize edilen Lozan-Cenevre yürüyüşü bugün son bulacak

“Her yer Efrin, her yer direniş” sloganıyla başlayan yürüyüş bugün “Birlikte direniyoruz, birlikte kazanacağız” mitingi ile son bulacak.

Yürüyüşe 37 farklı ülkeden 200 kişilik enternasyonalist katılımcının da aralarında bulunduğu 1000 kişilik bir kitle katılıyor. 12 Şubat’ta İsviçre’nin Lozan kantonunda başlattığı yürüyüş, bugün (16 Şubat) Cenevre’de bulunan BM (Birleşmiş Milletler) önünde yapılacak mitingle son bulacak.

12 Şubat’ta, İsviçre, Almanya, Fransa, Avusturya başta olmak üzere, birçok ülkeden gelen, siyasal kurumların temsilcileri ve kitlenin yürüyüşü, Lozan Riponne Place’de yapılan basın açıklaması ile başlamıştı. 17 ülkeden oluşan Enternasyonal kol, PYD kolu, Gençlik kolu ve Devrimci yapılar kolu bileşenleriyle planlanan aşamalarla gerçekleştirilen yürüyüşte, ana tema Türk hakim güçlerinin gerçekleştirdiği Efrin İşgaline karşı tavır olsa da, Almanya NRW Eyaletince Kürdistan Kurumlarının eylemlerinin yasaklanması içeren kararı başta olmak üzere, Avrupa’da son dönemlerde devrimci-demokrat kurum ve kişilere karşı geliştirilen saldırılar da protesto edildi.

Yürüyüş boyunca kitlenin ortak iradesi; “Direneceğiz!”

Yürüyüş güzergahı boyunca kitle şu açıklamaları yaptı;

“Türk devletinin Efrin işgali, ağır bombardıman ve sivil ölümleriyle sürmektedir. AKP-MHP faşist ittifakının, ulusalcı-gerici kesimleri de yedekleyerek kurduğu iktidar bloku, savaşı tek seçenek olarak Türkiye halklarına ve Kürdistan’a dayatmaktadır. İktidarlarını sürdürmek için savaşı, çatışmayı, ölümü ve yıkımı dayatmaktadırlar. Kirli savaşı geniş coğrafyalara yayarak ve halkları birbirine düşmanlaştırarak ayakta kalmayı hedeflemektedirler. Faşist Türk devleti farklı kimlik, inanç ve kültürden tüm ezilen kesimleri kendisine tehdit görerek ayrıştırıcı, asimilasyoncu ve yok edici zihniyetiyle hareket etmektedir. Faşist iktidar bloku dışındaki tüm toplumsal kesimler var olma ve hayatta kalma sorunuyla karşı karşıyadırlar” ortak iradesinin öne çıktığı açıklamalarda “Bizler, Türk devletinin Efrîn nezdinde gerçekleştirdiği, Kürdistan halklarını tehdit eden, savaş ve işgalini reddediyor ve Efrîn halkının haklı ve meşru mücadelesinin yanında olduğumuzu haykırıyoruz. Avrupa’da yaşayan Kürdistanlı, Türkiyeli, Asuri, Ermeni, Êzidî, Alevi, Hıristiyan, Müslümanlar ve Avrupalı devrimci-demokratlar olarak günlerdir direnişteyiz ve direnmeye devem edeceğiz” iradesi, tüm katılımcı kitlenin ortak iradesi olarak yürüyüş boyunca beyan edildi. “Sessizlik suç ortaklığıdır”, “BM nin sessizliği bu suça ortaklıktır”, “ Türk Hakim sınıflarının Efrin işgali Kurt ulusu başta olmak üzere, farklı inanç- sınıftan ezilenlerin iradesine bir soykırım saldırısıdır”

Salih Müslim ve Riyad Darar da ziyaret ederek destek verdi

Lozan-Cenevre yürüyüşünün 4. Günüde, PYD Dış ilişkiler Sözcüsü Salih Müslim ve Demokratik Suriye Meclisi Eşbaşkanı Riyad Darar, eylemcileri ziyaret ederek, sürecin niteliğine dair birer konuşma yaptılar.

“Biz Araplar, Kürtler ve diğer halklar nasıl DAİŞ’i yenilgiye uğrattıysak sömürgeci Türk devletini de Efrîn’de yenilgiye uğratacağız. Nasıl ki DAİŞ’e boyun eğmediysek ve onların sonunu getirdiysek, Efrîn’de de halklar olarak direneceğiz ve sömürgeci güçleri yenilgiye uğratacağız” diyen Darar’ın ardından söz alan Salih Müslim “Efrîn direnişi, sadece bizim direnişimiz değildir, yüzyıllardır zulme uğrayan halkların direnişidir. Efrîn’de hedef alınanın Rojava’da inşa edilen sistemdir” dedi.

Yürüyüşü organize eden “Efrin’i Sahiplenme Platformunun”, bileşenlerinin iradesiyle oluşturduğu heyetler, BM özel masalarıyla,(Birleşmiş Milletler Türkiye Masası içinde olmak üzere), İsviçreli siyasal parti ve siyasetçilerle görüşmeler gerçekleştirdi. Bölgede ABD ve Rusya’nın başını çektiği emperyalist blokları ve bu blokların kendi gerici çıkarlarına göre yedeğine aldığı bölgesel gerici güçlerin, askeri-politik-stratejik planlarının öne çıkarılarak teşhir edildiği bu görüşmelerde, özellikle Türkiye masasına “emperyal güçlerin bir piyonu olarak işgalci hayallerle mazlum ulusların-inançların, ezilen halkların kanına-canına kastetme siyasetinden, gelecek adına hiçbir şey kazanılmaz” içerikli tavır beyan edildi.

Günün Haberleri

Dünya konulu diğer haberler