Takip Et

Güncel

“Korona virüsün sonuçları hapishanelerde ağır olur”

Koronavirüsün salgının hapishanelerde daha ağır sonuçlar yaratacağına dikkat çeken demokratik kitle ve sağlık örgütleri, “Corana Virüs salgınına karşı hapishanelerde acil önlemler alınmalıdır” şiarıyla İHD İstanbul Şubesinde düzenlenen açıklama yaptı. Açıklamada tutsakların serbest bırakılması istendi

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, İstanbul Diş Hekimleri Odası (İDHO), İstanbul Ses Şubeleri, İstanbul Tabip Odası, Toplum Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), koronavirüse karşı hapishanelerde alınması gereken önlemlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. 

“Corana Virüs salgınına karşı hapishanelerde acil önlemler alınmalıdır” şiarıyla İHD İstanbul Şubesinde düzenlenen açıklama yapan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ekmez, hapishanelerin kişisel alan ve hijyenin bulunmadığı kapalı kurumlar olduğunu belirtti. Ekmez, Türkiye’de hapishanelerin mevcut kapasitlerinin çok üstünde insan nüfusu barındırdığını kaydetti. Ekmez, “Bu gibi kapalı kurumlarda virüsün yayılmasının ne kadar ciddi problemler yaratabileceğini hali hazırda İtalya ve İran hapishanelerinde görülmektedir” dedi. 

İnsan haklarına ilişkin çalışan demokratik kitle örgütleri ve sağlık meslek odaları olarak hapishanelerde gerekli önlemlerin alınmasını ve bu önlemlerin, insanlık onuruyla bağdaşır, hak ihlaline yol açmayacak şekilde uygulanması gerektiğini ifade eden Ekmez, sürece dahil olmak istediklerini kaydetti.

Bugün İstanbul Tabip Odası’nın İl Sağlık Müdürü ve yönetimle görüşeceğini söyleyen Ekmez, alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

■ Koronavirüs (COVID- 19) ile ilgili bütün kaynaklarda virüsün yayılmasını engellemek için kişisel hijyeni sağlamanın önemine dikkat çekilmektedir. Hapishanelerde mahpusların sağlıklarının korunabilmesi, bulundukları alan ve kendi kişisel temizliklerini sağlayabilmeleri için, acilen temizlik malzemelerinin kendilerine ücretsiz verilmesi sağlanarak parası olmayan mahpusların da temizlik ürünlerine erişimi sağlanmalıdır. Hapishanelerde de çevresel ve kişisel hijyenin sağlanması için gerekli önlemleri almak hastalığın yaygınlaşmasını önlemek için azami özen göstermek hapishane idarelerinin ve devletin temel sorumluğudur.

■ Hapishanelerdeki banyo, tuvalet gibi ortak alanların her gün dezenfekte edilmesi,

■ Mahpusların yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmesinin sağlanması, vitamin takviyesi yapılması,

■ Risk grubunda ve kişisel hijyenlerini sağlamakta yetersiz olan kronik hasta, engelli, yaşlı, çocuklu, hamile mahpusların adli kontrol yoluyla cezalarının ertelenmesi gündeme alınmalı aksi takdirde bu mahpusların kalabalık koğuşlar yerine kapasitesi ve hijyen koşulları uygun ortamlarda tutulmasının sağlanması,

■ İnfaz kanunun 16. Maddesi uyarınca sağlık sebebiyle infaz ertelemeye başvurmuş olan hasta mahpusların dosyalarının hızla incelenmesi ve acilen hapishane dışında tedavi olanaklarının sağlanması,

■ Sağlık Bakanlığı ve Türk Tabipleri Birliği’nin önerileri ve uyarıları dikkate alınarak hapishanelerde görev yapan tüm personelin bilgilendirilmesi, atılması gerekli olan adımların ve uyulması gerekli olan kuralların belirlenmesi, mahpusların iletişim araçlarına erişimlerindeki kısıt dikkate alınarak ilgili personel tarafından bu bilgilerin paylaşılması,

■ Hapishane içine girecek kişilerin salgını önlemek için uyması gereken hijyen kuralları ve alması gereken önlemler konusunda bilgilendirilmesi, mahpuslarla temasın söz konusu olduğu durumlarda bu önlemlerin yanı sıra uygun ortam ve koruyucu malzemeler sağlanması,

■ Sağlık çalışanları başta olmak üzere mahpuslarla temas eden tüm çalışanlara koruyucu giysi ve malzeme temin edilmesi, özellikle risk grubunda olan çalışanlar başta olmak üzere tüm hapishane çalışanları için çalışma koşullarını da kapsayacak şekilde gerekli önlemlerin alınması,

■ Kurumda düzenli ve yeterli sayıda sağlık personelinin bulunması (sayının arttırılması),

■ Tüm mahpus, hapishane çalışanı ve mahpus yakınlarından olası belirtiler gösteren kişilerin testlerinin hızlı ve güvenilir şekilde yapılabilmesi için gerekli önlemlerin alınması,

■ Görüşlerin yapıldığı alanlarda mahpusların görüş haklarını ihlal etmeyecek şekilde hızla önlemlerin artırılması ve alanların sıklıkla dezenfekte edilmesi, mahpusların yakınlarıyla haberleşebilmesi için imkanların arttırılması,

■ Hapishanelere yakın yerlerde bulunan hastanelerde ve mahpuslara sağlık hizmeti verilen sağlık kurumlarında uygun – yeterli sağlık hizmeti verilebilmesi için gerekli önlemlerin alınması,

■ Mahpusların sağlık kurumlarına ve hastanelere ring araçlarıyla değil; daha hijyenik ve sağlığa uygun araçlarla taşınması, 

■ Sağlık gerekçesiyle alınacak önlemlerin mahpusların temel haklarını ihlal etmeyecek şekilde uygulanmasına  özen gösterilmesi,

■ Hapishanelerde corona virüs salgını ile ilgili alınan ve alınacak önlemler ile alınacak sonuçlar konusunda başta mahpusların aile ve avukatları olmak üzere kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi.”

Hapishanelerin kapasitesinin üzerinde olmasının hak ve ihtiyaçlara erişim konusunda tutsaklar üzerinde yarattığı negatif etkilerine defalarca dikkat çektiklerini söyleyen Ekmez, şöyle devam etti: “Ancak, bu kapasite aşımı sorununun virüsün yayılmasını ne kadar hızlandıracağını tekrar hatırlatarak, yetkilileri gerekli önlemleri almaları konusunda uyarmak isteriz.”

‘Tutsakların lehine karar alınmalı’
Besin tüketiminin tutsaklar bakımından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Ekmez, besleyici özelliği olan taze gidaların hapisnalere ulaşması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. Yine temiz havanın önemli olduğunu ancak hapishanelerin mimarisinin bunu sağlamadığını kaydeden Ekmez, “Mahpusların aleyhine olacak şeyler yerine lehlerine olacak uygulamaların tercih edilmesini Adalet ve Sağlık bakanlığına öneriyoruz. Onları tecrit edecek bir şey den çok onların lehine yönelik karar alınmalı” dedi.

Yoleri: Avukat ve aile görüş yasağı temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasıdır
İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, koronavirüs nedeniyle hapishanelerde alınan önlemlerin son derece yetersiz olduğunu söyleyerek, “Hapishanelerde virüs salgınının yol açabileceği sonucun çok daha ağır olacağını biliyoruz çünkü hapishanelerde ciddi hasta mahpusların sağlığa erişim ve hijyen açısından aşırı doluluğun yarattığı problemler var. Bunlar bir araya geldiğinde sağlığın hapishanelerde daha ağır sonuçlar yaratacağını biliyoruz” diye konuştu.

Avukat ve aile görüşlerinin engellenmesinin temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması anlamına geldiğini kayeden Yoleri, “Salgından koruyucu önlemler alırken, temel hak ve özgürlüklere erişimi engelleyen uygulamaların gündeme gelmemesi gerek. Avukat ya da aile görüşleri özel hayatın korunması hem kişinin dışarıyla iletişiminin sağlıklı sürmesi açısından mahpusların hak ve özgürlükleri kısıtlanmaksızın uygulanmasının bir yolunun bulunması gerekir. Bu sebeple bu açıklamalara itirazımız var” şeklinde konuştu.

İHD’ye tutsaklarla ilgili çok sayıda başvuru yapıldığını da belirten Yoleri, şöyle devam etti: “Israrla virüs salgınının yol açabileceği sonuçlara dikkat çekiliyor. Yanlış hatırlamıyorsam İran’da 85 mahpus serbest bırakıldı. Dolayısıyla pek çok mahpus yakını ve mahpus, bu tür bir önleme dikkat çekmişti, adli kontrol uygulanarak serbest bırakılması gerek. Bu talepler mevcut. Bu yüzden de yetkililere bu çağrının aracısı olalım.”

Biçer: Mevcut sağlık problemleri daha da ağırlaşmaması için adli kontrol uygulanmalı 
TİHV Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Biçer de Dünya Sağlık Örgütü’nün yapmış olduğu açıklamaları hatırlattı. Adli Tıp Kurumu tarafından karar verilmesi beklenen kronik hastalıkları olana ve İHD’nin de defalarca çağrısını yaptığı hastalarla ilgili bir an evvel tahliye kararının çıkması gerektiğini kaydetti. Tüm kamuoyuna seslenen Biçer, acil ve ertelenemez sağlık problemleri dışında muayenelerin ertelenmesi gerektiğini söyledi. Biçer, “Ama bunun içinde hapishanelerde tutulan insanlara düzenli sağlık hizmetinin verilmesi, sağlıklarının kontrol edilmesi, o insanların bilgilendirilmesi gerek. Normalde gerçekleştirilmeyen sağlık hizmetlerinin bu dönemde daha da yoğunlaşması talebini öne çıkarıyoruz” dedi. Mevcut sağlık problemlerinin daha da ağırlaşmaması için adli kontrol mekanizmasının hızla devreye sokulmasını istedi.

Biçer, “Bir de hapishanelerde açlık grevlerinin geldiği aşamaları düşündüğümüzde aslında onlarla ilgili bir an önce bu kişilerin sağlık kurumlarına yönlendirilmesi ama asıl olarak taleplerinin dikkate alınması ve evlerine gönderilmesi sağlanarak bu koşullardan zarar görmemeleri sağlanabilir” dedi.

‘Bağımsız heyetler oluşturulmalı’
“Mandela Kurallarının” uygulanması kapsamında sürekli tutsakların durumuyla ilgili bilgi almak, değerlendirme yapmak üzere bağımsız heyetlerin oluşturulmasını savunduklarının altını çizen Biçer, şöyle devam etti: “Bağımsız heyetlerin gerekli kişilerle korunma çalışmalarını sürdüreceklerini biliyoruz. İzmir’de Mustafa Koçak’ın ölüm orucu nedeniyle hapishaneye ulaşmak isteyen kendi yakınları ve temel sağlık bilgilerine ulaşmak isteyen avukatlar her türlü donanımı sağlamaları ve temel hakları olmalarına rağmen engellendiler. Biz bu süreçte bunların yaşanmaması gerektiğini bu alanda meslek odalarının ve bu konuda çaba gösteren heyetlerin sürece mutlaka dahil edilmesi gerektiğini ve bunun da aslında Türkiye’nin kabul ettiği uluslararası sözleşmelerde yer aldığını bir kez daha tekraralayabiliriz. Çünkü Mandela Kuralları, belki bizim taleplerimiz konusunda en temel metin. Bu insanların hem yeterli, dengeli, sağlıklı besinlere ulaşması. Aslında bunun bir talep olarak altını çiziyoruz ama temel bir hak olduğunu, insanların ücretsiz bir şekilde hem besin imkanlarına, sağlık imkanlarına kavuşmasının sağlanması için ödenek arttırımı, iaşe sağlanması gibi hususlarda Adalet Bakanlığı’nın bir an önce çalışması, kaynakların özellikle eşit paylaşımla yönemesi gerek.”

Boğatekin: Tutuklular re’sen gözönüne alınarak bırakılmalı
ÖHD İstanbul Başkanı Ferhat Boğatekin ise tutsakların zaten hijyen malzemelerine ulaşma konusunda sorun yaşadığını belirtti, bu nedenle korunmalarının daha da zorlaştığını söyledi. 

Boğatekin, “Bir de yine açıklandığı üzere çocuklu kadın tutuklular var. Bunun dışında İHD’nin listelerine yansımış hasta kişilerin bir an önce serbest bırakılması için bir girişimde bulunulması lazım. Adalet Bakanlığı’nın şöyle bir açıklaması oldu, yargılamalarda kısmen bir ivedi olmayan durumlarda mahkemeler yapılmayacak diye. Oysaki bunun cezaevlerinde, cezaları bitmek üzere olan, uzun tutukluluk döneminde olan insanların da re’sen gözönüne alınarak bir an evvel bırakılması gerek” ifadelerini kullandı.

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler