Connect with us

Analiz

Kaybeden faşizm ve zorbalık, kazanan halkların direnişi olacaktır!

Faşizme, zorbalığa, işgale, sömürüye, şovenizme ve her türden gericiliğe karşı ‘’ hedefi dar cepheyi geniş tut’’ devrimci perspektifini kuşanarak birleşik bir toplumsal mücadele hattı örmek tarihsel önemde bir yerde durmaktadır

Faşist ‘’TC’’ devletinin somuttaki temsilcisi Erdoğan/AKP iktidarının halklara karşı yürütmüş olduğu topyekûn gerici savaş ve saldırganlık bütün pervasızlığı ile sistematik bir biçimde devam etmektedir. İçte ve dışta yaşamış olduğu siyasal kriz ekseninde gerici siyasal iktidarını ayakta tutmak için başta uluslararası emperyalist güçler olmak üzere bir bütün bölgede ortaya çıkan ve/veya çıkması muhtemel olan yeni siyasal çelişki ve dengelere göre kendi gerici çıkarları ekseninde hamleler yapmaya çalışan ve yeni ittifak arayışları geliştiren Erdoğan/AKP iktidarının somutta geliştirdiği bütün politika ve adımlar bu minvalde vücut bulmaktadır. Rusya ile geliştirdiği süreç ve bu zeminde yeniden biçimlendirilmeye çalışılan uluslar arası ve bölge siyaseti bu düzlemde çelişkili ve sancılı bir şekilde devam etmektedir.

Erdoğan/AKP iktidarının hem uluslararası hem bölge ve hem de içteki hamlelerini, ittifaklarını ve bütün siyasal dengelerini belirleyen faktörlerin başında Kürt ulusal meselesi gelmektedir. ‘’TC’’ devletinin tarihsel olduğu gibi güncelde de Kürt ulusal meselesi kırmızı çizgisi olmaya ve siyasal paradigmasına yön veren temel siyasal unsurlardan biri olmaya devam etmektedir. ‘’TC’’ devletinin tarihsel ve güncelde yaşadığı ekonomik ve siyasal krizleri belirleyen temel etkenlerden biri yine Kürt ulusal mücadelesi olmuştur. Bu tarihsel politik gerçeklik günümüzde yeni biçimler ve boyutlar kazanarak hem egemenler ve hem de ezilenler cephesinde önemli siyasal ayrışma ve politik etkilere sebebiyet vermektedir.

İşgalci ‘’TC’ Efrin’de yenilmeye mahkûmdur, çünkü haklı ve meşru olan Kürt ulusunun direnişidir!

Tarihsel olarak defalarca kez mazlum Kürt ulusuna yönelik işgal, ilhak, saldırı, katliam ve soykırımlar gerçekleştiren faşist ‘’TC’’ devleti her defasında mazlum Kürt ulusunun tarihi direnişi karşısında hüsrana uğramaktan kurtulamamıştır. Mazlum Kürt ulusunun dört parça da ayağa kalkan demokratik direniş ve mücadele dinamiği önemli siyasal kazanımlar yaratarak bölge gerici devletlerini korkutmakta ve tedirgin etmektedir. Bu siyasal gerçekliğin kendisi aralarında önemli çelişkiler bulunan bölge gerici devletlerini Kürt ulusuna karşı birleştirmektedir. Fakat hiç bir işgal, saldırı ve komplo mazlum Kürt ulusunun tarihi ilerleyişini durduramayacaktır. Dört parça da ayağa kalkan ve somut siyasal kazanımlar elde eden mazlum Kürt ulusunun ilerleyişi birleşik Kürdistan’a doğru gitmektedir. Başta ‘’TC’’ olmak üzere diğer bölge gerici devletlerini telaşlandıran esas meselede budur.

Mevcut burjuva uluslararası anlaşma ve hukuk kurallarını da ayaklar altına alan ‘’TC’’ devletinin Efrin’e yönelik gerçekleştirmiş olduğu işgal tam da bu siyasal korkunun dışa vurumudur. Kürt ulusunun Batı Kürdistan’da kazanmış olduğu kazanımları ve siyasal bir statüye dönüşme dinamiği güçlü olan eğilimi ‘’TC’’ nin bütün kimyasını yerle bir etmiştir. İşte ‘’TC’’nin ‘’Vatan, millet, bayrak’’ naraları eşliğinde gerçekleştirmiş olduğu Efrin işgalinin siyasal arka planı tamda bu siyasal gerçekliğin kendisidir. Geçmişte olduğu gibi bugünde ‘’TC’’nin bu işgal girişiminde dayandığı dinamikler ÖSO vb gerici güçlerdir. Dün Kobane’de IŞİD barbarlığına dayanan ve besleyen ‘’TC’’ devleti bugün Efrin’de Kürt ulusuna karşı ÖSO denen gerici ve cihadist güçlere dayanmaktadır. Zira ‘’TC’’ devleti tarihsel ve siyasal olarak kendini hep gerici dinamikler üzerinden beslemiştir. Onun halklara karşı yürütmüş olduğu gerici savaş ve saldırılarda dayandığı dinamikler hep gerici faşist güruhlar, çeteler ve paramiliter güçler olmuştur. Kesinkes vurgulanması gereken bir diğer nokta ise ‘’TC’’ nin Efrin işgalinin başta Rusya olmak üzere emperyalist güçlerin icazeti alınarak yapılmasıdır. Bu somut durum bir kez daha emperyalistlerin gerçek siyasal mahiyetini açıkça ortaya sermiştir. Bölgedeki kimi siyasal dengeler denkleminde Kürtlerle ilişkiler geliştiren emperyalistler hiç bir zaman Kürtlerin gerçek dostları değildirler ve olamazlar. Dört parça Kürdistan’da tarihsel ve güncel olarak bölge gerici devletlerinin işgal ve zulmüne maruz kalan mazlum Kürt ulusunun yaşadığı tüm katliam, sömürü ve acılardan en az bölge gerici devletleri kadar emperyalist güçlerde sorumludurlar.

Zafer naraları atarak havadan ve karadan Efrin’i işgal etmeye çalışan ‘’TC’’ devleti tarihi bir direnişle karşılaşarak hüsrana uğramaktadır. Kobane’de olduğu gibi tarihi bir kez daha işgalcilerin kaçınılmaz yenilgisine ve mazlum Kürt ulusunun haklı ve meşru direnişinin zaferine tanıklık edecektir.

Hiçbir zorbalık halkların özgürlük ve kurtuluş mücadelesini durduramayacaktır!

Erdoğan/AKP iktidarı çürümüş, kokuşmuş ve her tarafa pislik saçan gerici iktidarını ayakta tutmak ve önündeki engelleri ortadan kaldırmak için barbarca halklara saldırmaktadır. Gerici savaş ve saldırganlık başta olmak üzere iktidarın politikalarının önünde engel teşkil eden ve toplumsal mücadele dinamiği taşıyan bütün direnç odakları hedef alınarak sistematik olarak saldırılara uğramaktadır. Dikensiz gül bahçesi yaratmaya çalışan Erdoğan/AKP iktidarı en küçük itirazlara ve söylemlere dahi tahammül edemeyerek vahşice saldırmaktadır.

Efrin işgalini eleştiren, karşı çıkan ve bu noktada toplumsal bir duyarlılık yaratmaya çalışarak işgal karşıtı bir duruş ortaya koyan en küçük tepkiler dahi gözaltı ve tutuklama terörüne uğrayarak susturulmaya çalışılmaktadır. Devrimci ve demokratik dinamikler başta olmak üzere TTB gibi toplumsal mücadelede önemli bir yer edinen direnç odaklarının susturulmaya çalışılması tam da Erdoğan/AKP iktidarının yaşadığı siyasal kriz ve korkunun somut ifadesidir.

Fakat nafiledir kâğıttan kaplanların çabaları. Geçmişte olduğu gibi bugünde hiçbir gerici savaş, saldırı ve zorbalık halklarımızın özgürlük ve kurtuluş düşünü engelleyemeyecektir. Gerici dünyayı temsil eden Erdoğan/AKP iktidarının,  devrimci dünyayı temsil eden ve tarihsel ilerleyişi asla durdurulamayacak olan halklarımızın direnişi ve mücadelesi karşısında yenilmekten ve hak ettiği yer olan tarihin çöplüğüne gitmekten başka bir yeteneği yoktur.

Faşizme, zorbalığa, işgale, sömürüye, şovenizme ve her türden gericiliğe karşı ‘’ hedefi dar cepheyi geniş tut’’ devrimci perspektifini kuşanarak birleşik bir toplumsal mücadele hattı örmek tarihsel önemde bir yerde durmaktadır. Hiçbir mücadele ve direnç noktasını küçümsemeden yaşamın bütün alanlarında dayanışma ve mücadeleyi örerek geleceğimize sahip çıkalım.

Günün Haberleri

More in Analiz