Takip Et

Makale

HDP’ye Dönük Faşist Saldırıların Sorumlusu Erdoğan/AKP İktidarıdır!

HDP’ye dönük hiçbir yasa ve kural tanımayan keyfiyetçi hukuksuz saldırılar siyasi linç ve kapsamlı faşist baskılar temelinde sistemli olarak yürütüldü, yürütülüyor da. Dün HDP İstanbul il binasına yapılan silahlı saldırı yürütülen bu saldırıların devamı ve bir parçasıdır

HDP’ye dönük hiçbir yasa ve kural tanımayan keyfiyetçi hukuksuz saldırılar siyasi linç ve kapsamlı faşist baskılar temelinde sistemli olarak yürütüldü, yürütülüyor da. Dün HDP İstanbul il binasına yapılan silahlı saldırı yürütülen bu saldırıların devamı ve bir parçasıdır. HDP’ye dönük gerçekleştirilen bu faşist saldırıyı ve HDP’ye dönük tüm faşist linç baskılarını lanetliyor, bu saldırılar karşısında HDP’nin yanında olduğumuzu bir kez daha beyan ediyoruz…

HDP, demokratik niteliğiyle birlikte, Kürt orijinli ya da Kürt ulusunu temsil düzeyi yüksek olan bir siyasi parti kimliğine sahiptir. ‘’TC’’ devletinin yasalarına göre kurulmuş, bu yasaların izin verdiği yasal ve meşru bir partidir. Özellikle Kürt ulusunun demokratik iradesini temsil etme özelliğiyle güçlü bir meşrutiyete sahiptir. Kürt ulusunun demokratik iradesini temsil eden ve o ulusun bir siyasi partisi olması nedeniyle, HDP’ye dönük yürütülen saldırganlık ve yapılan saldırılar doğrudan Kürt ulusuna ve onun demokratik iradesine yapılmış olan saldırılardır. Bunun sağa-sola çekilir bir tarafı yoktur.

HDP, demokratik ve reformist niteliktedir; illegal devrimci bir parti değildir. Bunun böyle olduğu anayasal meşrutiyet ve yasal çerçevede kurulmuş olup bu zeminde faaliyet yürütmesiyle ya da yürüttüğü siyasetle de kanıtlıdır. Bu gerçekliğe karşın, ‘’TC’’ devleti ve özelde Erdoğan iktidarı, HDP’nin kendisine-iktidarına karşı yürüttüğü demokratik muhalefete tahammül edemeyerek ve HDP’nin temsil ettiği Kürt ulusunun demokratik iradesini hazmedemeyerek ısrarla HDP’yi PKK ile aynılaştırmakta ve bura üzerinden sistemli bir saldırı ve siyasi linç yürütmektedir. Eş genel başkanlarından diğer milletvekillerinin tutuklanmasına ve oradan yine seçilmiş olan belediye başkanlarının vb tutuklanmasına ve belediyelere kayyum atayarak ulusun demokratik iradesini çiğneyerek belediye gaspçılığına kadar sayısız saldırı, baskı ve tutuklamalar furyası, bu sistemli linç ve faşist saldırganlığı açıkça gösteren resimdir. Yer-yer yapılan bina merkezlerinin ateşe verilmesi, silahlı saldırıya maruz bırakılması bu sistemli linç ve saldırıları en ciddi boyuta taşırken, çok daha büyük saldırı ve provokasyonları işaret etmektedir. Basit tetikçi, çeteci ve provokatör unsurlar bu saldırılarda kullanılsa da, saldırıların gerçek adresi bugün itibarıyla Erdoğan iktidarıdır. Ve bu unsurların ya doğrudan iktidar tarafından kullanıldığı ya da iktidarın işareti doğrultusunda güç alıp harekete geçtikleri inkar edilemez gerçektir. Dolayısıyla, saldırılara basit tetikçi, çeteci, provokatör unsurlar bulunsa ve saldırılar bu niteliğe indirilmek istense de, saldırıların gerçek adresi Erdoğan iktidarıdır. Bizzat Erdoğan ve onun yeminli tetikçisi Soylu’nun (elbette diğer güruhunun da) her gün HDP ve Kürt ulusunu hedef gösteren, terörist ilan eden, PKK olarak değerlendiren açıklamaları doğrudan bu saldırganlığı temsil etmekte ve yaşanan saldırılara talimat vermeleri anlamına gelmektedir. Tahir Elçi’nin alenen katledilmesi hafızalardan silinmiş değildir…

Kürt ulusu ve onun demokratik iradesine, dolayısıyla siyasi partisi HDP’ye karşı tırmandırılarak yürütülen saldırılar, ‘’TC’’ devleti ve Erdoğan iktidarının sistemli saldırı politikasıdır. Yürütülen bu saldırı ve linç kampanyaları neticesinde, HDP adeta geri çekilmeye itilmiş, tutarlı, atak ve ciddi bir demokratik muhalefet yürütme zemininden düşürülmüştür. Buna karşın HDP’nin başından faşist saldırı ve linç kampanyaları eksik edilmemekte, hatta silahlı saldırılarla daha da tırmandırılmaktadır.

Peki bunun anlamı nedir? Yapılan nedir, ne yapılmak istenmektedir? Cevap sır değil. Kürt demokratik muhalefeti ve Kürt ulusu iradesi tamamen yok edilmek ya da teslim alınarak yedeklenmek istenmektedir. Kayıtsız şartsız bir teslimiyetin dayatıldığı her bakımdan anlaşılmaktadır. Dahası bu teslimiyet Erdoğan iktidarına biat ederek ona yamanmayı amaçlayıp şart koşmaktadır. Erdoğan iktidarının bu çabası nafile de olsa, Kürt ulusal hareketinin bölünüp parçalanmasına dönük ciddi bir zemin yaratılmaktadır. Kürt ulusunun her kazanımının gasp edilerek kitlesi nezdinde ‘’anlamsızlaştırılması’’  çabası da bunu teyit edip desteklemektedir. Kürt ulusunun dikkat etmesi gereken en temel sorunlardan biri budur; Erdoğan iktidarının bu oyun ve hilelerini boşa çıkarmak.

Ki, Erdoğan iktidarının sistemli saldırı politikalarını, yasal siyasi parti durumundaki HDP şahsında silahlı saldırılarla daha ileri boyutlara tırmandırmasının bir nedeni de, Kürtlerin ulusal birlik girişimlerini gündemleştirmesidir. Erdoğan iktidarının bundan rahatsız olduğu aşikar. O halde Kürtler doğru yoldadır. Yani ulusal birlik girişimleri etkili ve doğrudur, bu temelde bölünmelerine dönük plan ve hileleri boşa çıkaran iç birliklerini korumaları da anlamlıdır. Kürtler bu açıdan doğru yerde ve doğru siyaset yönelimine sahipken, Erdoğan iktidarı bundan rahatsız olup korku duymaktadır. Korkusunun sebepleri; 1)-Kürtlerin her biçimdeki birliği Erdoğan iktidarının uluslar arası alandaki kimi politikaları açısından ters gelişmedir ve 2)- İçeride iktidarını kaybetme tehlikesi açısından Kürtlerin bu birliğinin Erdoğan iktidarı aleyhine olan muhalefet cephesini güçlendirmesi gerçeğidir. Dolayısıyla, Erdoğan iktidarının HDP’ye dönük devreye soktuğu silahlı saldırılar, hem HDP’ye bir mesaj mahiyetindedir ve hem de muhtemel seçimlere hazırlık anlamında HDP’nin etkisizleştirilmesi-muhalefetin zayıflatılması amacı taşımaktadır. Tırmandırılan faşist saldırıların arkasında yatan esas sebepler(en azından kimi sebepler) bunlardır.

Sebepler her ne olursa olsun gericidir, faşisttir. Hiçbir faşist baskı, saldırı ve linç kabul edilemez, gerekçelendirilemez. Demokratik meşru muhalefete dahi tahammül gösteremeyen ağırlıktaki faşist baskılar karşısında bütün demokratik, devrimci ve sosyalist güçlerin tavır alarak HDP’nin yanında yer alması demokratik tavır olarak gerekli, zorunludur.

Günün Haberleri

Makale konulu diğer haberler