Connect with us

Güncel

Hatice Deniz Aktaş tutuklanma sürecini anlattı

Arka koltukta oturan yolcunun ihbarı üzerine gözaltına alınarak tutuklanan ESP ve SKM MYK üyesi Hatice Deniz Aktaş yaşadıklarını anlattı

ESP ve SKM’nin MYK üyesi olan Hatice Deniz Aktaş, tutuklanma sürecini anlattı.

Aktaş, Havalimanına gitmek için bindiği otobüste arka koltuktaki oturan Şeref Canseven isimli şahsın polisi arayarak ihbarda bulunması üzerine gözaltına alınmıştı.

İhbarcı yolcu, “Devrim der diye grup kurmuşlar” demiş ve otobüsün geçtiği güzergah hakkında bilgi vermişti. Bunun üzerine polisler Pendik’te otobüsü durdurarak Aktaş’ı gözaltına almıştı. Aktaş, ertesi gün çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

ETHA’ya gönderdiği mektupta Aktaş, “Bir gün havaalanına gitmek için 06.00’da bindiğiniz bir otobüste haberleri okurken 6 polis aracıyla otobüsünüz durdurulup indirilirseniz şaşırmayın! Yaşadığım olaylar dizisi tam da böyle başladı. Karşımda onca polisi görmenin şokunu atlatamadan elimdeki telefona el konuluverdi. Ben havaalanına yetişip uçağa binme derdindeyim. Neden indirildiğimi sorgularken kendimi karakolda buluverdim” dedi.

Aktaş, ihbarı karakolda öğrendiğini belirterek, “Merak ettiyseniz şunu da söyleyeyim ne telefonumda böyle fotoğraflar var ne de 06.00’da yazışabilecek kadar sosyal bir grubum” dedi.

İhbarcılık oyunu tutmaz

Böyle bir ihbardan hareketle o kadar polisle karşı karşıya kalarak düştüğü duruma şaşırdığını kaydeden Aktaş, “Bu yanlışlığın ‘seni hemen bırakırlar’ diyen polisler, ‘seni bu sebeple tutuklasalar avukatlığı bırakırım’ diyen avukatımla geçirdiğim saatlerden sonra savcının karşısına çıktım. Savcıya yaşadıklarımı anlatırken telefonuma bakmasını istedim. Bu şekilde ihbarın asılsız olduğunun anlaşılacağını ekleyerek savunmamı bitirirken, uçağa yetişme planları yapmaya başladım. Telefonuma bile bakma gereği duymayan savcı tarafından tutuklanmaya sevk edildiğimi öğrenince, azıcık da olsa kalan umudumu yanıma alarak çıktığım mahkemede nöbetçi hakim tarafından tutuklanıverdim” ifadesini kullandı.

Aktaş, şöyle devam etti: “Televizyonlar karşısında bangır bangır ihbarcılık çağrısı yapılarak hayatımızın içine yerleştirilmeye çalışılan muhbir vatandaş örneklerini çokça duyar olmuştum. Metrobüste sohbet eden iki kişinin ihbar sonucu ‘Cumhurbaşkanına hakaretten’ gözaltına alındığını, üst komşunun halı silkmesine sinirlenen vatandaşın komşusunu örgüt üyesi diye ihbar ettiğini, teklifini kabul etmeyen sevgilisini ‘FETÖ’cü diye tutuklatanları duysam da bir gün benim de başıma geleceğini hiç düşünmemiştim. Bunları anlatınca şaka gibi gözüküyor olabilir ama ben bu satırları hapishaneden yazıyorum. Şu bilinmeli ki bizler kapı komşumuzun unuyla kekimizi, tuzuyla aşımızı pişiren bir toplumuz. Ekmeğimize, aşımıza göz dikenlerin ihbarcılıkla oyunu tutmaz; komşumuza da yolcumuza da güvenimiz azalmaz.”

 

Günün Haberleri

More in Güncel