Takip Et

Makale

Haksız Düzen Haksız Yasa

Siyasi tutsaklara karşı geliştirilen bu ayrımcı tavır karşısında siyasi iktidarı geriletmek için mücadelenin tüm alanlarında soluksuz bir çatışmaya girmek gerekiyor. Düzenin tüm anti demokratik uygulamalarına karşı mücadele etmek ve kazanımlarımızı korumak için mücadeleyi yükseltmemiz gerekiyor

Yasaların sebep olduğu kadar haksızlığa sebep olan başka etken var mıdır? Sömürücüler düzenlerini sürdürmek için milyonlarca işçi ve emekçiye karşı bir silah, aynı zamanda kendilerini korumaya aldıkları bir zırha dönüştürmüşlerdir yasaları.

Yasalar, siyasi iktidar hangi sınıfın elinde ise, tabiki yasalar da o sınıfın çıkarlarına uygun düzenlenir. Bu yüzden yasaların kimin elinde ve nasıl uygulandığına bakmak lazım. Bu vesileyle, İnfaz Yasası Taslağı üzerinden  bir kez daha bu haksız düzeni teşhir etme ihtiyacı duyduk. O yüzden yazımızın başlığını “Haksız Düzen Haksız Yasa” olarak attık.

Ama istenirse, yasalar hiç kimseye haksızlık yapamayacak şekilde düzenlenebilir. Lakin  bu düzende işçi, emekçi ve kendi ulusunun kaderini kendi eline almak isteyenlerin dışında bunu kim ister ki? Boşuna mı haksız düzen diyoruz. Bir de bu düzenin sürdürülmesinde rol almış AKP gibi faşizmin en kanlı yöntemlerine ihtiyaç duyan bir parti iktidarda ise… (Tabi bu özgünlük içinde AKP’yi değerlendirmek daha faydalı olur.)

Kısaca söylemek gerekirse geleceğini olağan dışı  bir gidişata bağlamış durumda AKP. Bunu her fırsatta gösteriyor. Ceza İnfaz Yasası taslağında görüldüğü gibi daha fazla faşist uygulamalara olan ihtiyacını açık etti. Zira bu yasa taslağında siyasi tutsaklara karşı ayrımcı bir hat izlendiği yetmiyormuş gibi tutsaklar için en önemli olan haber alma hakları da elinden alınmak isteniyor. Siyasi tutsaklara karşı yeni bir saldırı dalgası geliştirilmek isteniyor. AKP dört duvar arasında tuttuğu tutsaklardan bile korkar hale geldi. Her türlü bilgilenme ve aydınlanma AKP’yi telaşa sürüklüyor.   

Burjuva “normlarının” içinde bile yaşam bulamayacağı korkusu da büyüyen korkularından. Hele hayatın “normal”  bir yola girmesi en büyük korkusu olmuş durumda. O yüzden hep “iç ve dış düşmana” ihtiyaç duyuyor. Tüm bu korkular AKP’yi kemirip duruyor. 

Adeta ölüm korkusu sarmış tüm benliğini. Kendisini ölüme götüren etkenlere karşı savaş  açmış adeta. Barış, adalet, özgürlük ve eşitlik kavramlarına karşı topyekun savaş açmış durumda. Barış, adalet, özgürlük ve eşitlik kavramlarının dile getirilmesi bile başta Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’nin uykularının kaçmasına yetiyor. Hele birde bu talep için kitleler harekete geçtiğinde AKP’nin sıtma nöbetine tutulmuş bir ölümlüden farkı kalmayacağı kesin.

AKP iktidarı her egemen iktidar gibi halka karşı suç işleyenlerin sırtını sıvazlarken, devletin haksızlıklarına karşı halkın tarafında yer alarak devlete karşı “suç işleyenlere” daha ağır yaptırımlarla saldırıyor. Son olarak Koronavirüs bahanesiyle hazırladıkları İnfaz Yasa Taslağında adli tutsaklara af ve ceza indirimi öngörülürken, siyasi tutsakların hapishane koşulları daha da zor duruma getirilmesi planlanıyor. Tecavüzcüler, katiller, çocuk istismarcıları, uyuşturucu satıcıları ve kadına cinsel şiddet uygulayanlar af ve ceza indirimi ile ödüllendirilirken, siyasi tutsaklar ise bu yasanın dışında tutuluyor. Siyasi tutsaklara karşı sürdürülen düşmanlık bununla da kalmıyor. Basın İlan Kurumu tarafından ilan verilmeyen yayınların hapishaneye  alınmaması öngörülüyor. Yani muhalif, yurtsever ve sosyalist basının içeri verilmemesi infaz yasasıyla hayata geçirilmeye çalışılıyor. Siyasi tutsaklara karşı daha katı bir izolasyon tasarlanıyor. Böylelikle siyasi tutsakları dış dünyayla olan ilişkisi koparılarak, hayatları iyice çoraklaştırılmak isteniyor. Gerek bu izolasyon planları  gerekse kadın ve çocuğa karşı işlenmiş suçların affedilmesi tepkilere neden oldu.

Haklı olarak bu durum karşısında bir çok kesim de itiraz sesleri yükseldi. Başta kadın mücadelesini yürüten aktivistler olmak üzere kadına ve çocuğa karşı işlenmiş suçlarda af ve ceza indiriminin gündeme gelmesi tepkilere neden oldu. Bu tepkilerin odağında siyasi tutsaklara karşı yapılan ayrımcılık ve devletin yeni izolasyon politikaları da vardı. 

Bu yeni Ceza İnfaz Yasası’yla hedeflenen açıkça şudur;

AKP iktidarı kadına ve çocuğa karşı tecavüz suçunu işleyenleri af ederken, bu suça karşı çıkanları hapishanede tutmak istiyor.

Bu düzenleme ile uyuşturucu satıcıları yeniden sokaklara salınırken, bu tacirlere karşı mahallerinde mücadele eden devrimcileri içeriye tıkılıyor ve mahpus olanlarda yeniden tecrit içinde tecritle cezalandırılıyor

Kendileri gibi hırsızlık yapanlar, kamu ihalelerine fesat karıştıranlar affedilirken, buna karşı siyasi mücadele yürüten siyasiler dört duvar arasında daha ağır tecrit koşullarında tutulmak isteniyor.

Sırf Kürt olduğu için katledilenlerin katilleri bu yasayla ödüllendirilirken, bu cendereden kendi halkını kurtarmak isteyen ve özgürlük ve eşitlik mücadelesi veren Kürt siyasetçiler üzerindeki tecrit daha da arttırılarak zindanlarda tutulmak isteniyor. 

AKP’nin erkek egemen anlayışını bağnazca savunmasından ve islami anlayışa göre kadını daha da değersizleştirilmesinden cesaret alarak kadına karşı suç işleyenler yeniden kaldıkları yerden zulümlerine devam etmek için sokağa salınırken, bu durumu kamuoyuna taşıyan gazeteciler içeride tutularak tecritleri daha da ağırlaştırılmak isteniyor. 

Kısacası bu haksız, sömürücü ve kan emici düzeni yok etmek isteyen devrimciler içerde tutulmak istenirken ve üzerlerindeki tecrit daha da derinleştirilirken, kapitalist düzenin yozluğundan beslenenler, ama düzen için tehlikeli olmayanlar affedilmek isteniyor. 

Siyasi tutsaklara karşı geliştirilen bu ayrımcı tavır karşısında siyasi iktidarı geriletmek için mücadelenin tüm alanlarında soluksuz bir çatışmaya girmek gerekiyor. Düzenin tüm anti demokratik uygulamalarına karşı mücadele etmek ve kazanımlarımızı korumak için mücadeleyi yükseltmemiz gerekiyor. Her şeyden önemlisi bu haksız düzene karşı devrimden çıkarı olan tüm kesimlerle birleşerek mücadelemizi büyütmemiz gerekiyor. 

Çünkü mahpus edilen ve tecrit içinde yeni tecritlerle yalnızlaştırılmak istenen bizleriz.

Günün Haberleri

Makale konulu diğer haberler