Takip Et

Güncel

ESP: Direnişi örgütlemeye devam edeceğiz

ESP üye ve yöneticilerinin gözaltına alınmasına tepki göstererek “direnmeye ve direnişi örgütlemeye devam edeceğiz” dedi

ESP bu sabah saatlerinde üye ve yöneticilerine yapılan polis baskınlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, “Sosyalistler olarak üzerimize düşeni yapmaya, yani hem faşizmin cepheden saldırılarına direnmeye, hem de işçi sınıfı ve ezilenler içinde antifaşist direnişi örgütlemeye devam edeceğiz” dedi.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), ESP MYK üyesi Suat Çorlu, ESP Ankara İl Eşbaşkanı Güngör Didar Gül ve ESP Ankara İl Yöneticisi Hacer Atahan, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyeleri Ali Yılmazer, Alev Özkiraz, Şahan Doğuş Akkaya ile Suruç katliamı avukatlarından Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatı Can Tombul’un gözaltına alındığını belirterek, “Aynı saldırı kapsamında Suruç katliamında katledilen Yunus Emre Şen adına Mamak’ta açılan Keke Kültür Merkezi de basılarak talan edildi” diye belirtti.

“AKP çareyi islamcı faşist burjuva diktatörlükte buldu”

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı; “2000’lerin başındaki rejim krizi sonucunda burjuva değişim programı çerçevesinde iktidara gelen AKP, bir yandan Kürtlerin ve Alevilerin özgürlük ve statü taleplerini bireysel – kültürel haklar temelinde geçiştirmeye çalışmış, diğer yandan da ABD ve AB emperyalistlerinin mali-ekonomik sömürgeleştirme planlarını harfiyen uygulayarak emekçi sınıfları tekellerin ucuz, güvencesiz ve örgütsüz işgücü deposu ve pazarı haline getirmişti. Ancak Gezi İsyanı, 6 – 8 Ekim Serhildanı, Rojava Devrimi ve nihayetinde ezilen sınıf ve toplumsal kesimlerin birleşik cephesi olan HDP’nin yükselişi ile birlikte burjuva değişim programı çökünce rejim tekrar varoluşsal bir krize sürüklenmiş, AKP/Saray iktidarı da çareyi politik islamcı faşist burjuva diktatörlüğe evrilmekte ve işçi sınıfına, Kürt halkına, Alevilere ve onların örgütlü güçlerine savaş açmakta bulmuştu. OHAL ve KHK düzenini kalıcılaştırmasının da, Afrin’i hedef alan sömürgeci ve yayılmacı savaş politikalarının da, ırkçılığı, sömürüyü ve dinsel gericiliği ‘Milletin değerleri’ olarak vaaz edip, emek, özgürlük ve demokrasi mücadelelerini ise ‘terörizm’ olarak yaftalamasının da sebebi budur.”

“Gözaltılar saldırı sürecinin parçası”

ESP açıklamasında, gözaltıların da tek tip elbise dayatmalarının da saldırı sürecinin bir parçası olduğunu belirterek son olarak şunları ifade etti;

“Faşist diktatörlük, kendi bekâsının önündeki en büyük engelin işçi sınıfı ve ezilenlerin örgütlü anti-faşist direnişi olacağını bildiği için, bu potansiyelin kuvveden fiile geçmesini önlemek adına kitlelerin öncü bölüklerine yönelik saldırılarını arttırmaktadır. Ancak ne devrimciler tutuklamak ile biter, ne de özgürlük isteyenlerin isyanı sonsuza kadar baskılanabilir. Sosyalistler olarak üzerimize düşeni yapmaya, yani hem faşizmin cepheden saldırılarına direnmeye, hem de işçi sınıfı ve ezilenler içinde antifaşist direnişi örgütlemeye devam edeceğiz”

 

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler