Takip Et

Güncel

Erdoğan:‘Ülkeyi laiklik istismarından kurtarma vakti geldi’

Ülkemiz ekonomik kriz gündemiyle her gün halk için maddileşirken, Erdoğan bu gündem saptırmak için inanç meselesine sarılmaya devam ediyor.

Seçim mitingleri kapsamında konuşan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ülkeyi laiklik istismarından kurtarma vakti geldi” dedi.

‘Ülkeyi laiklik istismarından kurtarma vakti geldi’

Ekonomik krize bağlı olarak maddi gerçeklerin ayyuka çıktığı ve açlığın, egemenlerin dayattığı inançla gelen manipülasyonu araladığı bir dönemde konuşmak zorunda kalan Erdoğan, “Türkiye hangi dinden, hangi mezhepten hangi meşrepten olursa olsun, tüm vatandaşlarının hak ve özgürlüklerini en geniş şekilde yaşayabildiği döneme bizimle girmiştir. Başı açık, başı kapalı, nasıl giyinirse giyinsin. Bunlara bizim müdahale yetkimiz, hakkımız yok. Herkes diğerlerinin hakkına, hukukuna saygılı olmak şartıyla dilediği gibi inanabiliyor, yaşayabiliyor. Türkiye’yi laiklik istismarından kurtarmanın vakti gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Sokakta aşırı pahalılık ve tanzim satış mizanseni var ama Erdoğan çiftçiyi desteklediklerini ileri sürüyor

Maliyet artışı, kâr oranlarının düşüşü ve çiftçinin üretimden vazgeçmesi sonucu temel gıda ürünlerinin fiyatlarının aşırı artması ve gıda enflasyonunun yüzde 31’e ulaşması üzerine tartışmalara da değinen Erdoğan, konuyu CHP’yle polemik meselesi yaparak saptırarak, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Çiftçi aç”, “Çiftçinin topraklarına el kondu” açıklamalarına yanıt vermeyi seçti ve “Eline diline dursun. Hangi topraklara el koyduk? 2,6 katrilyon çiftçilerimize tarımsal destek verdik? Bunlar resmi hesaplar. Sen neye göre konuşuyorsun?” dedi.

Açlık, yoksulluk, işsizlik yükseldikçe gelen edebiyat: Camiler, düşmanlar, sahte özgürlükler

Konuşmasında inanç özgürlüğü meselesine değinme gereği duyan Erdoğan, “Dini azınlıklar bizim dönemimizde haklarını en geniş şekilde kullanabilmiştir. Onlara gayrimenkullerini biz iade ettik. Onlar batıda aynı şeyleri bize karşı yapmadılar. Tam aksine, Batı’da camilerimiz bombalanıyor, yakılıyor. Almanya’da Batı Trakya’da aynı şey… Sayın Çipras ile görüştüğümde aynı şeyi söyledim. Dedim ki ‘Bak bizlerden bir şeyler istiyorsunuz, ruhban okulunu istiyorsunuz. Fethiye Camii’ni açalım…’ ‘Camiyi açıyoruz’ dediler. Minaresi niye yok? Kilise çan kulesi olmadan olur mu? Biz diyoruz ki çan kulesiyle mi yapacaksın? Gel yap. Ama bizim camimizin de mütemmim cüzü nedir? Şu semaya yükselen minarelerdir. ‘Muhalefet beni eleştiriyor’ diyor. Ya biz siyasetçiyiz, kendimize güveneceğiz. İstedikleri kadar eleştirsinler. Batı Trakya’da Türk ismine dahi tahammül edemiyorsunuz; Türk, Türk… Ama bizim böyle bir derdimiz yok, istediğin yerde Rum ismini kullan” diyerek yakıcı gündemi yabancı düşmanlığı ve inanç meselesiyle boğmayı denedi.(Yolculuk)

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler