Takip Et

Makale

Dersim’deki orman yangınlarıyla ilgili rapor açıklandı

Dersim’de uzun bir süre devam etmiş olan orman yangınlarıyla ilgili gözlem raporu açıklandı

DEDEF, MÇD, DAD, PSAKD Dersim’de çıkartılan orman yangınlarıyla ilgili bir gözlem raporu hazırladı. İHD İstanbul Şubesi’nde yapılan basın açıklaması ile raporunu kamuoyuna paylaştı. Yayınlanan raporda Devletin “terör operasyonu” adı altında ormanlık alanlarda ve meralarda yangınlar çıkarttığı belirtildi. Yayınlanan rapordan bazı başlıklar şu şekilde:

Dersim halkı bir ağustos sabahı orman yangınlarıyla uyanmış

“Devletin gelenekselleştirdiği orman yangınları icraatı 2017 yılında da aynı anlayışla sürdürülüyor. Bölgemizde yürütülen operasyonlarda atılan patlayıcılarla, ormanlarımızın büyük bir kısmı tutuşturulup küle çevriliyor. On binlerce hektarlık alan kül oluyor ve devlet yalnızca bu yangını seyrediyor. 30 Ağustos 2017 tarihinde başlatılan askeri operasyonlarla birlikte Dersim coğrafyasında, Ali Boğazı mevkiinden başlayıp tüm coğrafyayı etkisi altına alan orman yangınları neredeyse Dersim’deki ormanların tamamına yayılarak tüm Dersim’i kaplamıştır. Diyebiliriz ki; Dersim halkı bir ağustos sabahı orman yangınlarıyla uyanmış, bir haftayı aşkın süre boyunca ormanlarımız yanmaya devam etmiş ve devlet hiçbir şekilde yangınlara müdahale etmemiştir. Yangınları söndürme yerine Tam tersine diğer ormanlık alanlarda da yeni yangınlar körüklenmiştir. Dersim Dernekleri Federasyonu, Munzur Çevre Derneği, Pir sultan Abdal kültür derneği, Karakoçan Dernekleri Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri ile birlikte bu durum üzerine, 07 Ağustos 2017 tarihinde “Yakan El Devletin Yakılan Ormanlar Bizim” başlığıyla kamuoyuna basın açıklamasında bulunduk. Yaptığımız basın açıklamasında başta Dersim halkı olmak üzere duyarlı tüm kesimlere, ‘yangınlara müdahale edelim’ çağrısında bulunduk.”

Dersim’de çıkan orman yangınları kayıtlara geçirilmemiş

“Komisyon ve heyet üyelerinin yaptığı incelemelerde; yanan yerler arasında 90’ larda boşaltılıp daha sonra geri dönülen köylerin olduğu ve bir kısmının hala mera alanı olması nedeniyle üretim yerlerinin de yandığı tespit edilmiştir. Dersim’de yaşanan orman yangınlarının geniş kamuoyuna duyurulmaması maksadıyla Orman Genel Müdürlüğü Resmî Sitesi’nde yayınlanan orman yangınları bölümünde, Dersim’de çıkan yangıların kayıtlara geçirilmediği ve yayında bunlara yer verilmediği gözlenmiştir. Heyetimizin yaptığı görüşmelerde bölge halkı, yıllardır bölgede sürdürülen çatışma ve bombardımanlar nedeniyle sürekli yangınların çıktığını, çıkan yangınlara devletin resmî kurumlarından herhangi bir müdahalenin olmadığını, yalnızca halk ve belediyeler tarafından oluşturulan kriz masaları ile çözümler üretildiğini ve yangınların günlerce devam ettiğini belirtmişlerdir.”

Söndürülmüş alanlarda yapılan gözlemler

“Heyet üç ana noktada yangın alanına gitmiş ve korkunç bir tablo ile karşılaşmıştır. On binlerce hektarlık orman küle dönmüştür. Küle dönen alanlarla birlikte hayvancılık gibi önemli geçim kaynağı olan üretim alanları da yok edilmiştir. Bugün yakılan ormanlık alanların daha önce 1992-1994 yılları arasında yapılan askeri operasyonlar sonucunda çıkan yangınlarda da küle döndüğü fakat bu bölgenin bugünkü ormanlık yapısına ve canlılık çeşitliliğine kavuşturulması için bölge halkı tarafından harcanan çaba ve zamanın yeniden küle döndürüldüğü bir gerçektir. Dersim’de sürekli hale getirilen orman yangınları Dersim’de endemik bitki örtüsünü ve yabani hayvan varlığını olumsuz etkilemektedir. Dersim coğrafyası verimli bir coğrafyadır. Dersim’de 1518 farklı bitki türü mevcuttur ve bunların %18’i endemiktir (örneğin; huş ağacı). Ayrıca, Anadolu Parsı’nın Dersim’de yaşadığına ilişkin veriler vardır ve diğer hayvan türleri gibi onlar da olumsuz etkilenmektedir. Munzur Vadisi Millî Parkı, Türkiye’nin ilan edilmiş ilk milli parkıdır. Milli park ilan edilen alanın ekosisteminin korunması gerekmektedir. Anayasa’nın 169. Maddesi ile Orman Kanunu’nun 111. Maddesi uyarınca ormanlarda bu tip muhtemel herhangi bir silah kullanılarak yangınlar çıkarılması ve yangınların söndürülmemesi hukukun ihlali anlamına gelmektedir. Ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Statüsü’ne göre çevreye dönük ağır tahribat üretilmesi uluslararası bir suçtur.”

Sonuç olarak

“Yanlış politikaların bir sonucu olarak ortaya çıkan orman yangınları, doğanın bir bütün olarak yok edilmesine evriliyor. Geçmişte olduğu gibi bugün de bu yangınları çıkaranlar, yangınların söndürülmesi noktasındaki çözüm araçlarını ellerinde bulunduranlar ve yangınların söndürülmesini engelleyenlerle tıpkı aynı kişilerdir. Bizler heyet olarak, bu yangınlara sebep olanların hakkında gerekli yasal süreçlerin başlatmasını talep ediyoruz. Orman Katliamlarının son bulması, doğanın canlılığının devam etmesi için doğanın tahrip edilmemesi ve korunması gerektiğini doğanın korunması konusundaki ısrarlı mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz.  DEDEF, MUNZUR KORUMA KURULU, MÇD, PSAKD, DAD, EMEP, HDP, ABF, KARDEF, HBVAKV, KESK/TARIM, ORKAM-SEN, SMF, PARTIZAN”

Günün Haberleri

Makale konulu diğer haberler