Takip Et

Güncel

Cumartesi Anneleri/İnsanları: Nihat Aydoğan dosyasındaki cezasızlık son bulsun

Cumartesi Anneleri/İnsanları, 766’ıncı eylemlerinde “Nihat Aydoğan’ın akıbetini açığa çıkartacak etkin bir soruşturma başlatılması” çağrısında bulundu. Okunan basın açıklamasında, “Nihat Aydoğan’ın gözaltında kaybedilişinin 25. Yılında iktidarı, adli ve idari makamları göreve çağırıyoruz: Nihat Aydoğan dosyasındaki cezasızlık son bulsun” ifadeleri kullanıldı

Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın eyleminde öncelikle Nihat Aydoğan’ın kızı Nejbir Aydoğan konuştu. Aydoğan, “Ben babamı hiç görmedim. Sadece çiçek koyacağım bir mezarı olsun istiyorum. Onu aramak için Galatasaray Meydanı’ndayken Tahir Elçi’nin öldürüldüğü haberi gelmişti. Ne diyebilirim ki? Sorumluların hesap vermesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Nejbir Aydoğan’dan sonra sözü İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı avukat Öztürk Türkdoğan söz aldı.

“67 haftadır yasakalanan Galatasaray Meydanı ile ilgili olarak konuşmak istiyorum. Beyoğlu Kaymakamlığı’nın yasak kararı keyfidir. Biz bu kararın kaldırılması için mahkemeye başvurduk. Bir an önce mahkemenin karar vermesini istiyoruz. Bizim için acildir. Orası bizim için hafıza mekanıdır. Dünyanın her yerinde kayıplar mücadelesinin sürdürüldüğğü yerler öyledir. Bir kez daha uyarmak istiyoruz bu yasaklama kararını kaldırın.  Biz vazgeçmeyeceğiz biz orada oturmaya devam edeeğiz. Kayıplarımızın akıbeti ortaya çıkana kadar oraya oturacağız bizim talebimiz budur.”

Cumartesi Anneleri/İnsanları 766’ıncı eylemlerinde gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan için İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nin önündeydi.

Aydoğan, 1994’te Mardin’in Midyat ilçesinde gözaltına alındı ve kendisinden bir daha haber alınamadı. 

“Mücadelemiz meşrudur”

Haftanın açıklamasını okuyan Cumartesi Annesi/İnsanları’ndan Besna Tosun şöyle seslendi:

“İnsan haklarına dayalı siyasetin, hukukun üstünlüğüne dayalı yargının olmayışı Türkiye’nin en temel sorunlarını çözümsüz bırakıyor. Bu yüzden insan haklarım sistemin merkezine yerleştirecek bir siyaset ve her türlü siyasi/ideolojik etkiden arındırılmış, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yargı sistemi talep ediyoruz.

“766 haftadır devleti yönetenlere sesleniyoruz: Bizim hakikate ve adalete ulaşma hakkımız, siz yokmuş gibi davrandığınız için yok olmaz. Haklarımızı tanımak ve hayata geçirmekle mükellefsiniz. Gözaltında kaybedilen sevdiklerimizin akıbetlerinin açığa çıkarılması ve adaletin sağlanması için yürüttüğümüz mücadele meşrudur. İddia ve taleplerimiz siyasal ahlak çağrısıdır.

“766 haftadır kamuoyuna sesleniyoruz: Biz haklı tarafız, kötülüğe, haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan tarafız. Kötülüğü yapanlarla, kötülüğe maruz kalanlar arasında kayıtsız kalmamalısınız. insan olma ve yurttaş olma sorumluluğunuzla hakikatten, hukuktan adaletten yana taraf olmalısınız.”

Tosun son olarak şunları söyledi:

“766. haftamızda Aydoğan Ailesi’nin  Nihat Aydoğan’ın akıbeti açıklansın, bize bu acıları yaşatanlar yargılanarak cezalandırılsın!” talebine eşlik etmek için buluştuk.

“Nihat Aydoğan’ın akıbetini açığa çıkartacak etkin bir soruşturma başlatılması” çağrımız bugüne kadar karşılık bulmadı. Gözaltında kaybedilişinin 25. Yılında iktidarı, adli ve idari makamları göreve çağırıyoruz: Nihat Aydoğan dosyasındaki cezasızlık son bulsun.

“Nihat Aydoğan’ın kaybedilmesine neden olanlar adil bir biçimde yargılansın. Nihat Aydoğan ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, 67 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceğiz.”

Açıklamanın sonunda öldürülen avukatlar Şefket Epözdemir ve Tahir Elçi anıldı ve “Kayıplarımızın avukatlarını unutmayacağız” denildi. (Bianet) 

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler