Takip Et

Güncel

Cumartesi anneleri; “Ancak yargılandığınızda o meydanı terk ederiz”

Cumartesi Anneleri’nin 700. haftasında devletin saldırısı sonucu bir çok gözaltı ve işkence yaşanmıştı. Cumartesi anneleri polis saldırısını teşhir etmek için İHD’de basın toplantısı düzenledi

Cumartesi Anneleri’nin 700 haftada düzenlemek istediği basın açıklamasına devlet saldırarak, izin vermemişti. Galatasaray Meydanı’na gitmek isteyenlere plastik mermi, biber gazı ve copla müdahale eden polis, aralarında kayıp ailelerinin de bulunduğu 47 kişiyi işkenceyle gözaltına almıştı.

Cumartesi Anneleri’nin 700. haftasında devletin saldırısı sonucu bir çok gözaltı ve işkence yaşanmıştı. Cumartesi anneleri polis saldırısını teşhir etmek için İHD’de basın toplantısı düzenledi

Saldırı anayasal hakların gaspıdır

Toplantıda konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri saldırının anayasal hakların gaspı olduğunu söyledi. Yoleri’nin gündeminde Süleyman Soylu’nun kayıp yakınlarına dönük sarfettiği sözler de vardı. Soylu’nun açıklamasının, devletin suçlarını örtmeye yönelik olduğunu ve gözaltında kayıp davalarına siyasi müdahale olduğunu belirten Yoleri, “Cumartesi Anneleri, anneliği istismar etmemekte annelik hakkını kullanarak çocuklarının kemiklerine ulaşmak istemektedir. Bu talep hepimizin talebimizdir. Bitmeyen bu yas sürecinin tamamlanması ve adaletin sağlanması devletin görevidir” dedi.

Bizim bitmeyen yasımız var

1995 yılında katledilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak’da şunlara değindi; “Hasan gözaltında iken tanıkları vardı. Bunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Adli Tıp Raporu’nu hatırlatıyoruz. Bugün Süleyman Soylu’nun yaptığı açıklama, Hasan Ağabeyimin davasında olduğu gibi pek çok davayı etkileyecek. Savcıların bu dosyaları kapatmasına yönelik bir müdahale olduğunu söylüyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Berfo Ana’ya verdiği bir söz vardı. Cemil Kırbayır’ın bulunması için halen dosyaları canlandırmadılar. Biz devlet yetkililerinden yasaları işletmesini isterdik. Biz, Süleyman Soylu’nun bizi tehdit etmesi yerine, Soylu’nun dosyaların takibi için savcılara seslenmesini ve yasaları işletmesini söylemesini isterdik. Bize paçoz diyeceğine, savcılara, ‘bu dosyaları sonuçlandır’ demesini isterdik. Bizim bitmeyen yasımız var. Bize tehditler savurmasını anlayamadık. Süleyman Soylu yaptığı açıklama ile suç işlemiştir, yalan beyanda bulunarak suç işlemiştir, mahkemelere müdahale ederek suç işlemiştir. Bu suçu asla cezasız kalmayacaktır” diye konuştu.

Cemil Kırbayır’ın abisi Mikail Kırbayır ise; “Biz kimsenin himayesi altında hareket etmiyoruz. Biz irademizi ve cesaretimizi haklılığımızdan alıyoruz. Bu yüzden bizleri meydanlardan gönderemeyeceksiniz” diye konuştu.

Toplantıda söz alan, kayıplardan Hayrettin Eren’in kız kardeşi ise şunları söyledi: “Bizim ne topumuz, ne tüfeğimiz, ne silahımız var. Bizim sözümüz var, bizim devletten alacağımız var. Biz adalet istedik; hak, hukuk istedik. Ailemle birlikte 38 yıldır adalet arıyoruz. Cumartesi Anneleri’ne “anneliği istismar ediyorlar” diyorlar. Emine anne Hasan Ocak’ı çukurdan çıkardı, Hayrettin Eren’in 5 tanığı var. Hangi istismardan bahsediyorsunuz? Bizi sizin gazınız, topunuz, tüfeğiniz susturamaz.”

‘Ancak yargılandığınızda o meydanı terk ederiz’

Toplantıda konuşan bir diğer kayıp yakını ise şunları söyledi: “Biz Cumartesi İnsanları olarak keyfimizden Galatasaray Meydanı’nda oturmuyoruz. Bizim orada oturmamıza sebep olan devlettir. 700. haftada yasal haklar çiğnendi, yasa yok artık. Geçtiğimiz cumartesi günü çok umutlandım. Meydana bize desteğe gelen kitlenin ısrarı beni çok umutlandırdı. Bize bunları yaşatanları direnişi büyüterek halk yargılayacak. Siz yargılandığınız zaman biz kendimiz o meydandan kalkarız, siz bizi kaldıramazsınız.” denildi.

 

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler