Takip Et

Perspektif

Birlik Tartışması Devrimci Kaygıdan Doğar

Komünistlerin birliği, çıkış ve alternatif arayışı içinde olan kitleleri ve devrimci güçleri de etki altına alıp çekim merkezi olma olanağına sahiptir. Komünistlerin birleşerek görülür örgütsel güç ve pratik sergilemesi, beklenmeyen etkiler yaratarak büyük güce dönüşmesini, büyük devrimci güçleri bünyesine alma olasılığını gündeme getirecektir. Komünistlerin bilinçli tavrı devrimci hareketin önderliğine ele geçirip devrimi alternatif yaratmasını olanaklı kılacaktır

Birlik derdimiz var ve birliğin gündeme alınıp tartışılması için birlik muhataplarına baskı oluşturma gayemiz var! Birliğin olabileceğini söylüyoruz. Aksini iddia edenler neden olmayacağını açıklayarak bizleri ikna etmekle yükümlüdürler. Birlik güçleri, sadece bulundukları partilerin güçleri değil, devrimin güçleridir. Komünist devrimci güçlerdir. Bundandır ki, bu güçlere kayıtsız kalamayız. Devrimci güçleri devrim mücadelesinde birleştirmek devrimin mantığına uygun olandır. Birlik için muhataplarımızla aramızdaki ayrılık noktalarını ve birlik noktalarını tartışmak istiyoruz. Bununla birliğe ulaşmak istiyoruz. Ayrılıklarımızın farkındayız. Ama bunların tartışılarak giderilebileceğine inanmaktayız. Kalan ayrılıklar ise birlik içinde mütalaa edilebilir. Birliğin temel ilke ve şartlarında çizilecek genel çerçevede birleşmek örgütsel birlik için yeterlidir. Kararlaştırılan bu çerçeve bağlayıcı yasadır. Genel yasa içinde farklılıklar kaçınılmazdır. Mevcut her parti/örgüt bu farklılıkları bağrında da taşımaktadır. Sosyalist toplum da bu farklılıkları çok daha büyük ölçekte barındırmaktadır. Ama buna karşın ne mevcut partilerde ne de sosyalist iktidarda birlik hali bozulmamakta ya da bu ayrılıklar temel yasalar ekseninde giderilerek birlik hali devam ettirilmektedir… Aynı şeyin yeni birlikler veya kurulacak birlikler için de benimsenmesi gerekmektedir…

***

Birlik tartışması gayrı ciddi olmaz-olamaz. Birlikten söz eden ya da birlik çağrısı yapanlar, bunu öylesine dillendir(e)mez. Samimiyetlerinin göstergesi birlik çağrısına verilecek yanıtla sınanabilir bir alandır. Olumlu yanıtla samimiyet ya da samimiyetsizlik açığa çıkar. Bundandır ki, birlik konusunda salt söylem olsun diye laf edilmez. Bütün sorumluluk ve sonuçları taşınarak bu çağrı dillendirilir-dillendirilebilir. Aksine samimiyetsiz ve öylesine dillendirilen birlik çağrısı, çağrı yapanların altında kalacakları kaldırılamaz bir yük olarak üstlerine yığılır. Komünistler bunun bilincindedir ve birlik konusunda tam bir samimiyete sahiptir; kimse bundan kuşku duymamalıdır…

Birlik meselesinin bir ciddiyeti de birlik muhataplarına doğrudan ve somut öneriyle gitmektir. Mevcut durumda dolaylı bir iletim söz konusudur. Yani, muhataplarına doğrudan değil, kamuoyuna açık şekilde çağrı yapılıp öneri götürülmektedir. Kamuoyu önünde birlik isteğimizi ortaya koymakla kamuoyu denetiminde kendimizi bu çağrımıza bağladığımızı idrak etmeyenlerin birlik isteğimize ilişkin samimiyetimizi sorgulamaya tenezzül etmesi bizim sorunumuz olmaz. Somut adres tayinini içeren çağrıdan önce meselenin taraflarca tartışılıp gerekli değerlendirmeler yaparak hazırlanması ve belli tartışmalar yürüterek birlik konusunda somut adımlara geçilmesi açısından birliğe dair fikrimizi kamuoyu önünde tartışmak en uygun yoldur. Ve elbette birlikteki ısrarımız gereği, kamuoyu önünde yürütülen tartışmayla hem kendi üzerimizde hem de birlik muhatapları üzerinde somut adımlar atmaya dönük bir basıncın ya da pozitif atmosferin oluşmasını hedeflemekteyiz. Birliğin gizli-saklı bir meseleye dönüştürülerek dar sınırlar içinde hal edilmesindense daha geniş kapsamda tartışılarak, birliğin keyfi tutumlara havale edilmesinin süreç dışı bırakılması bir başka sorumluluktur.

Olağan koşullarda kimsenin birlikten kaçması ve birliğe karşı çıkması söz konusu olmaz-olmamalı da. Dolayısıyla birliğin her biçimde tartışmaya açılması, ileriye doğru adım için bir basıncın oluşturulması hiç kimsenin gocunmayacağı bir durumdur. Basıncın oluşturulması demokratik bir tutumdur. Birliğe yaklaşım konusundaki aymaz ve geri yaklaşımların aşılması için gereklidir. Devrimci gelişmede önemli bir rol oynayacak birlik meselesinin gündeme getirilmesi ve somut olarak tartışılıp bilince çıkarılması devrimci sorumluluktur. Devrimci mücadelenin gelişim süreci ve öznelerin tarihsel tecrübesi kişi kapma-koparma gibi ucuz politikalar ve dar grupçu kaygılar dönemini kapanmıştır. Dönem genel devrimci kaygının esas alınması dönemidir. Devrim zayıftır ve zayıflıyor ama karşı-devrim günbegün saldırganlaşıyor. Devrimin güçlenmesi birçok sebeple ele alınıp açıklanabilir elbette. Ama bunlardan birinin, hem de stratejik öneme sahip olan birinin de birlik olduğu yadsınamaz.  Dolayısıyla yöntem yanlıştır, birilerine basınç yaratılmak isteniyor vb vs şeklindeki eleştiri ya da anlayışlar geridir, esas olan devrimci gelişme ve devrim kaygısıdır. Özellikle devrimci ve Komünist hareketin dağınıklığı, zayıflığı ve alternatif yaratmaktan uzak olan örgütsel durumu dikkate alındığında bu kuvvetlerin birleşmesi önem kazanmaktadır. Kaygı budur, bu olmalıdır. Muhataba baskı kurup birliği gündeme almak bu zeminde devrimcidir. Basınç oluşturma, asla “kişi kapma” vb vs gibi ucuz ve gayri samimi, hatta gayri ahlaki sebeplere dayanmamaktadır.

Bugünkü koşullarda birliğin belli gelişmelere, ilerlemelere, çıkışlara vesile olabilecek bir silah olduğu görülmek durumundadır. Mevcut koşullarda kayda değer bir ilerleme ve gelişmenin sağlanamadığı ve tüm çabalara karşın geri-zayıf durumun aşılamadığı ortadadır. Kitlelerde moral-motivasyonun yükseltilmesi bir gelişmeye vesile olabilecek bir dinamizm yaratabilir. Bunun için birlik fevkalade rol oynayabilir. Dağınık ve küçük güçlerin tesir gösteremediği görülmektedir, yaşanmaktadır. Güçlerin birleştirilmesi faydalı ve ilerletici olacaktır.

Güçlerin birleştirilmesinden kastımız, ‘’mevlanacılık’’ değildir. Devrim kaygısı ve devrimci ilkeler etrafında sağlanacak bir birlikten, proleter devrimci dinamiğe sahip güçlerin birliğinden bahsediyoruz. Belli şart ve kriterlere sahip Komünist devrimci bir birlikten bahsediyoruz. Elbette devrimci birlikler de sağlanmalı ve sağlanabilir. Bunlar, esasta tartışma konusu yaptığımız örgütsel birlikler değil, diğer birlik biçimleridir ve hepsi sağlanmalıdır. Ancak öncelikle Komünist devrimciler arasındaki birlik sağlanmalıdır.

Birlik karşı çıkılamaz bir gereksinimdir. Salt günün şartlarının koşullaması açısından değil, stratejik görev olarak gereksinimdir. Birliğe karşı konulamaz. En fazla şu programda, şu stratejide, şu ilkeler etrafında ve şu şartlarda birlik mümkündür şeklinde görüş ileri sürülebilir. Ama bu tartışmalar yürütülmeden her durumda birliğe karşı çıkmak anlaşılır olamaz.

İddiayla söyleriz ki, herhangi bir parti/örgüt başka bir parti/örgütten gelip kendisine katılacak devrimcilere coşkuyla kapılarını açar ve gelen kişi veya kişilerle son derece esnek ölçüler içinde birleşir. Tüzükler el verse grupsal katılımlar da kabul eder. Gelenin ya da gelenlerin ideolojik, siyasi, örgütsel görüş ve durumu nedir, hangi ilkelerde birleşilip birleşilmediğine bakılmaksızın alıp örgütler. Bu katılımlardan büyük sevinç duyar. Ancak aynı tavır ve duyarlılık, birleşebilecek iki örgütün birliği açısından ne yazık ki gösterilmez, gösterilmemektedir. Oysa, her iki durumda da yaşanan özünde aynı şeydir. Fakat örgütler birliğinde, kendisine katma var, ‘’ben’’ var, egemen olma var vb vs. İşte bunun için bu tarz birleşmede rahat olunur. Ama egemenliğin paylaşılması, ‘’ben’’ yerine ‘’biz’’ olması ve kendine alma yerine olanda ortaklaşma anlamına gelen örgütler arası birlikte birincisi kadar rahat olunmaz: kılı kırk yaran hassasiyet ve ayrıntılar öne çıkarılır. Halbuki örgütler arası birlikte daha büyük kazanım ve çıkarlar vardır. Örgütün daha fazla büyümesi ve güçlenmesi vardır. Ne yoktur? ‘’Benim’’ yoktur, ‘’bizim’’ vardır. Kolay idare yoktur. Yetkinin paylaşılması vardır. Sorumsuzluk, rahat ve kolay yoktur, daha fazla sorumluluk vardır. Birlik durumunda daha da güçlenme vardır. Devrimin güçlenmesi vardır. Komünist devrimci güçlerin büyümesi vardır… O halde birliğin gerektiği gibi önemsenmemesi ve gündeme alınmaması mümkün olabilir mi? Olmasa da pratikte olmaktadır. Lakin bunu aşmak durumundayız. Kendimizi ve muhataplarımızı zorlamak durumundayız. Basınç oluşturmak durumundayız. Çünkü mesele devrim ve devrimci mücadele meselesidir.

Komünistlerin birliği devrimci birlikler üzerinde etkili olacaktır. Mevcutta sürdürülen birçok devrimci birlik durumu vardır. Güç, eylem birlikleri, birleşik devrim hareketi gibi. Bunlarda güçlü olan hareketler objektif olarak baskın durumdadır. Ki, bunu etki kurdukları diğer devrimci hareketlerin desteğiyle de sağlamaktadırlar. Bu birliklerde Komünistler daha etkili güce sahip olsa bu birliklerin yönelim ve niteliğini doğrudan etkilerler. Komünistlerin birliği, çıkış ve alternatif arayışı içinde olan kitleleri ve devrimci güçleri de etki altına alıp çekim merkezi olma olanağına sahiptir. Komünistlerin birleşerek görülür örgütsel güç ve pratik sergilemesi, beklenmeyen etkiler yaratarak büyük güce dönüşmesini, büyük devrimci güçleri bünyesine alma olasılığını gündeme getirecektir. Komünistlerin bilinçli tavrı devrimci hareketin önderliğine ele geçirip devrimi alternatif yaratmasını olanaklı kılacaktır. En önemlisi de mevcut zayıflıklarını aşarak gelişme-büyüme rotasına girmesini sağlayacaktır. Bu ve daha fazla fırsatın değerlendirilmesi için Komünistlerin birliği ciddi olarak gündeme alınıp tartışılmalı ve sonuç odaklı bir yönelimle tartışılmalıdır…

Günün Haberleri

Perspektif konulu diğer haberler