Connect with us

Güncel

Bilgen: Doktorlardan ölü seviciliği bekliyorlar

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, TTB Merkez Konsey üyelerinin gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Bazıları doktorluk ile gassallığı, cenaze yıkayıcılığını karıştırıyorlar ki, doktorlardan ölü seviciliği bekliyorlar” dedi

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bilgen yaptığı konuşmada, “Mustafa Suphi ve yoldaşlarını anmak bizler için büyük bir sorumluluk. Yine 2000’li yılların başında da hala faili bulunamamış bir katliama maruz kalan İzzettin Yıldırım’ı anmak istiyorum. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana bu iki vaka galiba her şeyi özetliyor” dedi.

“Doktorluk ile gassallığı karıştırıyorlar”

Bilgen konuşmasında doktorların gözaltına alınmasına da tepki göstererek, “Elbette ki karşımızdaki muhatabın 1991 yılında ‘Irak’ta savaşa hayır’ toplantılarına katılan Recep Tayyip Erdoğan olmadığının farkındayız. O günden bugüne köprünün altından çok suların geçtiğinin idrakindeyiz. Gelinen noktanın vahametine dikkat çekmek için birkaç şey paylaşayım; Tabi doktorlar insanları yaşatmak için varlar. Görevleri o, ettikleri yemin o. Ama bazıları doktorluk ile gassallığı, cenaze yıkayıcılığını karıştırıyorlar ki, doktorlardan ölü seviciliği bekliyorlar. Ölüme methiyeler düzmelerini bekliyorlar. Barış dedikleri için evleri basılıyor, muayenehaneleri bile suç örgütü merkeziymiş gibi muameleye maruz kalıyor. Yine akademisyenler hedefe konuyorlar, medya önünde siyaseten linç ediliyorlar.” dedi.

“Ortada çok açık fotoğraflar var”

Efrin saldırısında can veren sivillere de değinen Bilgen, “Ortada çok açık fotoğraflar var, sivillerin zarar gördüğüne dair. Bu resimler aslında bütün savaşlar gibi savaşların yaşlılar, çocuklar için ne ifade ettiğini gösteriyor. Selahaddin Camisi. Harabeye dönmüş. Bu ortamı sonuna kadar savunmaya devam edenler olacaktır ama biz de her şeye rağmen barışı savunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

ÖSO konusuna da değinen Bilgen, şunları söyledi;

“Çok şey söylemeyeceğim. Cumhurbaşkanının ‘hataları olabilir, ama yanlış yapmadılar’ dediği, bir milletvekilinin ‘milli kuvvet’ olarak tarif ettiği ÖSO’nun içinde, öldürdüklerinin kalbini yiyenler de var. 12 yaşındaki çocukların kafasını kesenler de var. İçinde çok fazla grup var. Bu grupların, geçmişte İngiltere’den maaş alarak savaştıklarını biliyoruz. ABD ile eğit-donat kapsamında çalıştıklarını biliyoruz, ama bunların hiçbirini bilmek istemiyoruz. Çünkü onların milli bir kuvvet olduklarına ve Türkiye için uygun bir partner olduğuna inanmak ve bütün kamuoyunu da inandırmak istiyoruz. Eğer bu gruplar, iktidar partisinin ifade ettiği gibi özgürlük savaşı veriyorsa, bu savaşı hangi devlete karşı veriyorlar. ‘Eğer kendi vatanlarını koruyorlarsa, niye kendi vatanlarını kendileri yönetemiyorlar’ diye sormak lazım. Cerablus’ta, Bab’ta, Azez’de Türkiye kaymakamları yönetiyor diye İçişleri Bakanı açıklama yapıyor. Demek ki orası ya onların vatanı değil ya da başka yerlerden gelmişler. Uygurlar acaba Suriye’yi ne zamandan beri vatan edindiler? Ya da Orta Asya’dan 100 dolar karşılığında savaşmak üzere gelenler ne zamandan beri Suriye topraklarını vatan olarak görüyorlar?”

“11 Şubat umudu olanlar için dönüm noktası olacak”

Bilgen, yaklaşan kongreye dair ise şunları söyledi: “Biz, bu yolculuğun insan kalma, özgür olma yolculuğunun uzun süreceğinin bilincindeyiz, farkındayız. HDP 11 Şubat’ta, bu uzun yürüyüşün önemli bir aşamasını kat edecek. Elbette ki HDP’nin kurulduğu dönemde ortaya koyduğu iddiaya ne kadar bağlı kaldığı, ne kadar çaba ortaya koyduğu, ne kadar engellenmesine rağmen gereğini yerine getirdiğine dair yüzleşmeyi tartışmayı aylardır yapıyoruz.  Ama 11 Şubat, emin olun ki hiçbir isim tartışmasına boğulmadan, yıpratma kampanyalarına takılmadan bu uzun yürüyüşe yakışacak bir coşku içinde geçecek. Onun için şimdiden herkesi bu büyük buluşmaya bu uzun yürüyüşe katılmaya davet ediyoruz. 11 Şubat’ın bütün ülke için, hala demokrasiden umudu olanlar için bir dönüm noktası olmasını diliyoruz.”

 

Günün Haberleri

More in Güncel