Takip Et

Dünya

Alman Meclisi: Türkiye devletlerarası hukuka aykırı hareket ediyor

Alman Meclisi uzmanlarının hazırladığı bilirkişi raporunda Türkiye’nin, Kuzey ve Doğu Suriye’de başlattığı işgalin devletlerarası hukuka aykırı olduğu kaydedildi

Almanya’da Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda Türkiye’nin, Kuzey ve Doğu Suriye’de başlattığı işgal devletlerarası hukuka aykırı olduğu kaydedildi. Raporda harekatın meşru müdafaa hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Deutsche Welle Türkçe’nin Alman kamu yayıncılık kurumu ARD’ye dayandırdığı raporda “devletler topluluğunun” “devletlerarası hukuk açısından bir hükümde bulunmak” bakımından gösterdiği “çekimserlik” de eleştirildi.

ARD haberinde bu ifadelerin Federal Alman Hükümeti’nin Türkiye’nin savaş konusunda kullandığı dile yönelik de eleştiride bulundu. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye’nin Suriye işgaline ilişkin açıklamalarında devletlerarası hukuk açısından bir değerlendirme yapmaktan kaçınmıştı. Merkel saldırıyı “askeri operasyon” olarak tanımlayarak “yeni insani acılar” ortaya çıkardığını söylemekle yetinmişti. Federal Hükümet Sözcüsü de gazetecilere yaptığı açıklamalarda “kavram tartışmalarına” girmeme konusunda uyarıda bulunmuştu.

‘Federal hükümete tokat’

Sol Parti Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Sevim Dağdelen bilirkişi raporunun “Federal Hükümet açısından bir tokat” anlamı taşıdığını söyledi. Dağdelen ARD’ye yaptığı açıklamada, “Türk işgalini devletlerarası hukukun ihlali olarak nitelemekten kaçınmak utanç verici ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Suriye’deki Kürt sivil halka karşı daha fazla suç işleme hususunda cesaretlendirmektedir” diye konuştu. Dağdelen “Eğer aynı zamanda net sözcükler kullanmaktan kaçınılıyor ve silah ihracatları hiç dokunmadan devam ediyorsa, Federal Hükümet’in Erdoğan’a yönelik eleştirisi de inandırıcı olmaktan son derece uzaktır” dedi.

‘Afrin’le paralellik var’

Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’nin bilirkişi raporu, adına “Barış Pınarı Harekatı” denilen saldırganlık ile Türkiye’nin 2018 yılında Efrîn’e düzenlediği “Zeytin Dalı Harekatı” arasında paralellikler olduğunu ortaya koydu. Raporda Kürt güçlerinin (YPG) Türkiye’yi tehdit ettiğine dair o zaman olduğu gibi bugün de yeterli kanıt olmadığı kaydedildi. “Cömert bir yorum yapıldığında dahi” Türkiye’nin meşru müdafaa hakkının doğduğunun tespit edilemeyeceği belirtildi. 

Cenevre Sözleşmesi’ne aykırı 

Dolayısıyla Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de bir güvenlik bölgesi oluşturma yönündeki gerekçelendirmesinin de geçersiz olduğu kaydedildi. Ayrıca Suriyeli sığınmacıları bu bölgeye yerleştirme planının Cenevre Sözleşmesi’nin ihlali anlamına geleceği ifade edildi.

Bu tarz senaryo muhtemel değil 

Bilirkişi raporunda NATO Antlaşması’nın bir müttefike yöneltilen bir saldırının tüm üyelere yönelik bir saldırı olarak değerlendirileceğini öngören 5. Maddesi’ne de değinildi. Türkiye’nin 5. Madde’ye dayanarak Almanya da aralarında olmak üzere NATO ülkelerini Suriye’deki ihtilafa taraf kılmasının devletlerarası hukuk bakımından akim kalacağı kaydedildi. Bu tarz bir senaryonun muhtemel olmadığı belirtilen raporda Türkiye’nin 5. Madde’ye atıf yapmasının “hakkın kötüye kullanılması” anlamına geleceği belirtildi.

Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’nin hazırladığı raporlar, milletvekillerini uzmanlık gerektiren belli konularda bilgilendirmeyi amaçlıyor. Dairenin bünyesinde farklı alanlarda uzmanlardan oluşan bir ekip çalışıyor. Raporlar, Alman meclisinin görüşünü yansıtmıyor.

Günün Haberleri

Dünya konulu diğer haberler