Connect with us

Editörün Seçtikleri

Ajitasyon-propagandada teknolojinin önemi

Kültürel değerler, yaşam biçimleri, yaklaşım ve alışkanlıklar toplumsal formasyonların iktisadi-siyasi niteliğine, mirastan devralınan formların toplumsal ihtiyaçlarla ve karşılıklı etkileşimlerle değişime uğrar

Teknoloji paleotik (Yontma taş devri) dönemde ortaya çıkıp gelişim göstermiştir. Tarihi kalıntılar, bulgular ve antropolojik kazılarda elde edilen veriler farklı diyarlarda toplumların teknolojiyi değişik versiyonlarla yarattığını göstermektedir. Arkaik düzeydeki aletler teknolojinin temelidir. Mızrak, kesici taşların bıçakvari kullanılması, ok vs gibi arkaik düzeydeki aletler teknolojik gelişimin ilk evresidir.

İlk el yapımı arkaik aletlerden bugüne teknoloji devasa bir gelişim göstermiştir. Son üç yüzyıldaki teknolojik gelişim büyük sıçrama yaşamıştır. Bilim ve teknolojinin gelişim tarihi iki kulvarda (Doğa ve İnsan) birine insan tarihine evrimle kademesine girmiştir.

Sürekli gelişme halinde olan ve kapitalizmin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde devasa rol oynayan teknoloji günümüzde de emperyalizmin geçmişe oranla daha çok merkezileşip yaygınlaşmasında büyük öneme sahiptir. Teknoloji gelişimin taşıdığı önem, iletişim teknolojileri de, telefon, radyo, televizyon, fax, farklı kablolu akıllı cep telefonları, değişik versiyonlardaki bilgisayarlarla ulaştığı gelişim ve çeşitlilikle emperyalist-kapitalist sistemin merkezileşip yaygınlaşmasında etkin rol oynamıştır. Dijital verileri aktaran, işleyen, depolayan, dağıtan, dolayısıyla da iletişimi kolaylaştıran ve hızlandıran iletişim teknolojileri gelinen aşamada sermayenin itici güçlerinden biri haline gelmiştir.

Emperyalist globalizasyonun bu evresinde, üretimin modernizasyonun yetkinleşmesiyle emek üretkenliğin birimi düşer. Üretim 19. YY’ın Batı-Avrupa’sında görüldüğü üzere sanayisel/fabrikasyonla sınırlı kalınmaz. Pazarda üretimin değişim versiyonları doğrultusunda yeni veçheler kazanır. Borsa, banka, tetstil, gıda, hizmet sektörü ve alanları globalizasyondan internet bağlantısı sahasıyla yeni pazarlar, etkinlik alanları ve yayılım kazanmıştır. Sanat-Edebiyatında kültürel endüstriye dönüştürüldüğü bu evrede her olgu ve değer metalaştırılıp Pazar değeri kazanabiliyor.

Bu realiteden hareketle, iletişim teknolojilerinin, 19. YY’da Batı-Avrupa’da tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişte buhar makinesi ve demir yollarının oynadığı role benzer önemde, emperyalizmin merkezileşip yaygınlaşmasında rol oynadığını söyleyebiliriz. Bunun en bariz örneklerinden biri bankaların, dev tekellerin işlevinde, borsanın geçmişe oranla önem kazanmasında başta bilgisayar ağları olmak üzere iletişim teknolojilerinin sağladığı devasa olanaklardır. Bugün sermayedarlar, dünyanın bir ucundayken dakikalar içinde dünyanın diğer ucundaki bir şirketin hisselerini vs. satın alabiliyorsa bunu iletişim teknolojilerinin gelişim düzeyine borçludurlar.

Teknolojik aletleri ihtiyacın ürünüyle tarih sahnesinde yer alırlar. Dil-emek diyalektiğiyle icatçının kullanım değerinden öte anlam ve fonksiyonlar kazanabilirler tarihsel akışta.  Bunlar çoğunlukla önceden öngörülüp tasarlanmaz. Avcı-toplayıcı kabilelerin icat ettiği mızrak, ok vb aletleri avcılık yapmaz, yabani hayvanları anlayarak gıda ihtiyacını karşılamanın ürünüydüler. Bu aletler, insanın insanı öldürmesi, köleleştirmesi, güç tahakkümü niteliğiyle başka anlamlar ve fonksiyonlar kazanması tarihin zorunluluklar ilişkisinin tezahürüdür.

İletişim teknolojisinin de icatsal çıkışıyla bugün kazandıkları anlamlar ve fonksiyonlar birebir aynı değil, olması da beklenemez. Bu aygıtlar bugünde toplumsal/kültürel ihtiyaçları karşılamakla birlikte muktedirler tarafından farklı gayelerle kullanılmaktadır. Teknolojik aygıtlarıyla öngörülmeyen negatif sonuçları olabileceği gibi pozitif sonuçları da olmaktadır. Bilgi akışının tekelleşmeden çıkarılıp yerelleştirilerek kolaylaştırılması, kültürler arası geçişenliğin hızlanması, eğitimde görselliğin etkisinin görünür olması, kullanılan zamanı artırması ve daha nice olumluluğunu sıralayabiliriz.

İnsan yaşamının hemen hemen her kesitinde önemli yer kaplayan TV, radyo, cep telefonları, bilgisayar gibi iletişim teknolojileri muktedirlerce denetim, gözetim ve tekleştirme fonksiyonlarıyla da kullanılmaktadır. İletişim teknolojilerinin içinde dünya çapında en yaygın kullanılanı ve etkili olanı ise internet bağlantısını içeren bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlardır.  İnternet ağının yaygın kullanılması diğer araçlara oranla çeşitlilik arz etmesi nedeniyledir. Bu alan, dev tekellerin denetimine tabi olan çeşitli merkezi siteler (Twitter, Facebook, Youtube vb) aracılığıyla topluma ‘’özgürlük alanı’’, ‘’demokrasi platformu’’ biçiminde lanse edilmek istenmektedir.

Kültürel değerler, yaşam biçimleri, yaklaşım ve alışkanlıklar toplumsal formasyonların iktisadi-siyasi niteliğine, mirastan devralınan formların toplumsal ihtiyaçlarla ve karşılıklı etkileşimlerle değişime uğrar. Maddi ihtiyaçların yarattığı değişim kültürleri ve yaşam formlarını derinden etkiler. Bir kasaba da herhangi bir fabrikanın üretime geçmesi, başkalarının o kasabaya ikamet etmesiyle yeni değerler getirerek içe dönük kasabayı başkalaşıma uğratırlar.

Teknolojinin egemenliği kültürel alanda belirleyici rol oynuyor

İnternet sahasında muktedirler de yapısal ve evre seter gayeler taşıyabilirler. Aşırı arza endeksli kültür imal etmek hasebiyle global içkinliğiyle tüketim kültürünü yönlendirerek içe dönük kapalı toplumları değişim kulvarına itekleyerek başkalaştırır ya da kültürünü empoze eder. Tek merkezden yönlendirme, içerik kazandırma emellerini de taşıyabilir. Bu emeller ve yönlendirmeler toplumu farklı bir seyre götürerek öngörmediği neticeler yaratır. Bu kültürel farklılaşmaya çoğunlukla ruhani kesimlervari direnilir. Bu diyardaki devrimci cenahın yeniliğe kapalılığı ve muhafazakârlığından tarihsel-toplumsal değişimdeki her olguyu tümden ret etme eğilimini gösterebiliyor. Dün sosyalleşme aile ve mahalleyle çevrili iken, bugün yok olmadı, nitelik ve biçim değiştirerek, üretim alanına, eğitim kurumlarına, sosyal ve sanatsal derneklere, aktivitelere ve internet sahasına taşındı.  Kentleşmenin yoğunlaşıp yaygınlık kazandığı toplumlarda ve evrelerde mahalle kültürünün olduğu gibi korunması da olanaklı olamaz. Mahallenin de olumlu ve olumsuz özelikleri bulunuyordu.  İnternet alanı da sosyalleşmeyi sağlıyor. Sosyalleşmek maddi manevi ilişkiler kurmakla hülasa edilebilir. Yalnızca internetle çitlerini ören yaklaşım eleştiri konusu iken, bu sahada geliştirilen ilişkileri sokakla-siyasal-sosyal ağla buluşturan yaygın bir kesimde bulunuyor. Devrimci cenahın tek yanlı bakış ve eleştirisine Gezi Ayaklanması’nda yeni jenerasyon layıkıyla yanıt verdi.  Hayattan kopuk, apolitik, etkisiz elaman vb eleştirileri getirilen bu jenerasyon hiç öğle olmadığını, politik muhalefeti başka bir veçheye götürerek ve yeni soruları kucaklarına bırakarak gösterdi.

Toplum üzerinde özellikle kültürel alanda teknolojinin egemenliği belirleyici rol oynamaktadır. Sermaye, iletişim teknolojileri vasıtasıyla toplumda sonu olmayan, tüketime dayalı arzular yaratmakta ve böylece bir yandan yarattığı arzuları ‘’doyurma’’ biçimiyle sömürüyü derinleştirmekte, bir yandan kontrol mekanizmasını işlevsel kılmakta, diğer yandan ise emperyalist-kapitalist kültürü toplumun en ücra köşesine yaymaktadır.

Tarihten günümüze süre gelen teknolojik gelişimin toplum üzerindeki etkisisin günümüzde geçmişe nazaran daha kapsamlı olduğu da bir gerçektir. Bilgisayar, TV, telefon vb araçların ilk icadı ve belli bir düzeye ulaşması dolaylı ya da dolaysız toplum üzerinde etki de bulunuyordu. Fakat son yıllarda internet ağının muhteşem gelişimi ile bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonların, uydu sistemin gelişimi ile TV, radyoların ve GSM’lerin gelişimi ile de cep telefonlarının ulaştığı nicel ve nitel değişimlerle iletişim teknolojileri topluma doğrudan etkide bulunmakta, nüfuz etmektedir.

Yukarıda özetlediğimiz gerçekliğin yanı sıra, dev tekellere ticari temel oluşturan ve sermayenin düzgün akışı için yaşamsal olan iletişim teknolojilerinin aynı zamanda, sermayenin piyasa mantığına aldırmayan bir karşı eğilimi de vardır. Bu araçların parasız enformasyon sağlamak ya da iletmek, ticari mülkiyet haklarına aldırmadan çoğaltmak, aktarmak, örneklemek ve yeniden düzenlemek için kullandığı da bir gerçekliktir.

Emperyalist-kapitalistler tarafından korsanlık olarak ta tanımlanan bu girişim, iletişim teknolojilerini sadece sermayenin dolaşıp araçları olmaktan çıkartıp ‘’ savaşımların’’ dolaşım kanalları olarak ta kitle eylemlerinin lehine kullanabileceğini gösteriyor. Buradaki savaşımlardan kastımız elbette ki toplumun çeşitli biçimlerde, devletin katı politika ve uygulamalarından duydukları rahatsızlıklar başta olmak üzere, birçok anlamda tepkilerini dile getirmesi ve bunlar üzerinden örgütlenmeler yapmasıdır. Bir erişim alanında dile getirilen tepkilerin he zaman pasif olarak kalmayıp sokaklara dökülerek kitle eylemlerine dönüşmesi, bu eylemlerin video, resim, yazımsal tarzlarda paylaşımının sağlanması, bu alanın kitlelerin kendi aralarında ilişkiye geçebildiği ve bir birine kulak verdiği alan halini almasını sağlamıştır. İletişim teknolojilerinin sağladığı bu genel erişim olanağından bireysel faydalanmanın ötesinde toplumsal amaçlar için faydalanması da olanaklıdır.

Erişim araçlarından en etkili kullanılan internete aceleyle bir göz atmak bile çok sayıda muhalif grubun enformasyon sanayilerinin filtrelerini aşmak , iç iletişimi hızlandırmak, eylem haberleri yollamak ve potansiyel müttefiklerle bağlantı kurmak için bu alanı kullandıklarını görmeye yetmektedir. Bu ağların yukarıda değindiğimiz biçimiyle kullanılması çok kişi arasındaki siber iletişimi sağlamasının yanı sıra, büyük medya tekelleri dahil kurumlaşmış(merkezileşmiş) toplumsal bekçilerin enformasyon akışı üzerinde ki denetim gücünün aşındırılması ve emperyalist-kapitalist sistemin ‘’küresel’’ çapta sanal toplum yaratma, gelişebilecek toplumsal hareketleri buraya hapsetme çabasının boşa çıkarılması anlamına geliyor.

Haziran Ayaklanması önemli bir örnektir

Yakın tarihimize bakarak anlatımlarımızı daha anlaşılır kılmamız ve somutlamamız olanaklıdır. Geriye dönüp bir anlığına Haziran Ayaklanması’nı hatırlamak dahi iletişim teknolojilerinin kitleler lehine nasıl kullanılabildiğini görmeye yetmektedir. Ayaklanmanın başlangıcından son gününe kadar burjuva medyasının gerek ayaklanmanın gerçekliğini görmemesine, gerekse de çarpıtma, yalan haberlerine karşın milyonlarca insan internet üzerinden sanal medyayı ‘’sosyal medya’’ya dönüştürüp bu alanı aktif bir haberleşme ağı olarak kullanmıştır. Bu sayede burjuva medyasının yalan ve çarpıtma haberlerine rağmen gerçekler dünya çapında duyulur, görülür kılınmış ve burjuva medya teşhir edilip, devletin kitlelere uyguladığı terör görsel ve yazınsal olarak gözler önüne serilmiştir. Aynı zamanda ‘’ sosyal medya’’ aracılığıyla eylemler örgütlenmiş ve kitlelerin sokağa dökülmesine etkide bulunulmuştur. Eylemlerde polis saldırılarıyla yaralananlara müdahale edebilecek gönüllü sağlıkçılar yer belirtilerek anında yaralılara ulaşılması sağlanmış ve eylemler öncesi olduğu gibi eylemler sonrasında da internet ağının yaygın kullanılması ile hangi alanda çatışmaların ne boyutta olduğu, polisin nerede konumlandığı vs eylemciler arasında paylaşılarak bir nevi koordinasyon sağlanmıştır.

Haziran Ayaklanması ile ‘’sosyal medya’’ Türkiye-Kuzey Kürdistan’da ilk defa bu derece yaygın kullanılmış ve alternatif bir medya haline gelmiştir. Ne var ki, emperyalist-kapitalist sistemin bekası için tasavvur ettiği sanal ortam sadece Türkiye-Kuzey Kürdistan’da ‘’ sosyalleştirilip’’ kitlelerce karşı bir silah olarak kullanılmamıştır. Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan birçok halk hareketi sürecinde de sosyal medya, Haziran ayaklanmasında olduğu gibi aktif kullanılmıştır. 17 Aralık 2010 tarihinde Tunus’ta, işsiz üniversite öğrencisinin yaşamını idame ettirebilmek için seyyar satıcılık yaptığı arabanın devletin kolluk güçleri tarafından yakılması üzerine kendisini yakarak intihar eylemi gerçekleştirmiş ve böylece ülkeyi saran eylemlerin fitilini ateşlemiştir. Tunus’u kısa sürede saran eylemlerin öncesinde ve eylemler esnasında internette eylemcilerce oluşturulan siteler üzerinden güncel ve politik tartışmalar yoğun olarak yapılmış ve bu mecra eylemlerin örgütlendiği, halkın tepkisini dile getirdiği, aynı zamanda ülkede yaşanan halk hareketinin tüm yönleriyle dünyaya duyurulduğu alternatif platform haline getirilmiştir. Bu sayede sanal medya ortamı Tunus’ta da eylemlerin lehine kullanılarak sosyalleştirilmiştir.

2011 de Mısır’da da sosyal medya etkisini yaşanan halk hareketinde görmek mümkündür. Ülkedeki sansüre,  baskıcı ve yasakçı uygulamalara karşı internet alternatif tartışma, haberleşme ve örgütlenme aracı olarak kullanılmıştır.  1967’den beri sokak eylemlerinin yasak olduğu Mısır’da, devlete karşı sosyal medya üzerinden muhalefet gelişmiş ve Tahrir meydanı başta olmak üzere yüz binler olarak sokaklara akmıştır. Bu ağ üzerinden yapılan eylem çağrılarının önünü uyguladığı terörle alamayan Mısır devleti, büyüyen eylemlerin sosyal medya aracılığıyla dünya’ya da duyurulması üzerine çareyi internet ve GSM erişimini kesmekte bulmuştur. Kitlelerce sosyalleştirilen sanal medyanın etkin olduğu eylemlerden biri de 2011’de ABD’de yapılan ‘’işgal et’’(Wall Street) eylemleridir.

Örneklerle somutlamak istediğimiz esas olgu, internet ağı başta olmak üzere iletişim teknolojilerinin sağladığı olanakları, diğer bir ifadeyle, iletişim teknolojilerinin kitleler lehine var olan boşluklarını alternatif olarak kullanılması durumunda ne derece etkili olabildiğidir.

Yakın tarihimde yaşananlardan da gördüğümüz gibi, kitlelerin sosyalleştirdiği ve hatta siyasallaştırıldığı sanal ağlar üzerinden yapılan görsel, yazınsal paylaşımlar ile geniş kitlelere hitap edilebilinmektedir. Anlık paylaşımlarla eylemlerin daha geniş kitlelere duyurulmasında ve kitlelerin hareket geçmesinde etkili olan erişim ağlarının önemi ve örgütlenmeye olumlu yönde katkıda bulunması bu özelliği itibariyledir.

İnternet etkin şekilde kullanılmalı

Emperyalist-kapitalist sistemin teknik üstünlüğüne karşın, devrimcilerin, komünistlerin imkânları oldukça sınırlıdır. Bu doğru bize sahip olduğumuz olanakları çok daha önemsememiz gerektiğini göstermektedir. Dolayısı ile internet ağı üzerinden ajitasyon ve propagandamızı daha geniş kitlelere sunma olanağından en iyi şekilde faydalanmalıyız.

Dünyada milyarlarca insanının kullandığı internet aracının etkin bir şekilde kullanılması günümüz şartlarının ertelenemez ve ötelenemez görevlerinden biridir. Türkiye-Kuzey Kürdistan nüfusunun %42’sinin internet kullandığını baz aldığımızda internet alanının ülkemizde de her geçen gün açık önem kazandığını görebiliriz. Gün geçtikçe oranı artan bu bileşenin gündemine yazınsal ve görsel biçimlerde ajitasyon-propagandamızı taşımalıyız. Bunun içinde bu alanda kurumsallaşmalıyız. Genel ajitasyon-propaganda örgütlenmesi içerisinde, internet alanının aktif kullanılması sağlayan mekanizmaları mutlaka oluşturmalıyız. Bir önemine atıfta bulunuyor ve kullanılması gerektiğini savunuyorsak bunun o alanda kurumsallaşmakla olanaklı olacağını da bilmeliyiz. Kitlelerin aktif olarak kullandığı Twitter’in Türkiye-Kuzey Kürdistan’da 10 milyonu aşkın kullanıcısı bulunmaktadır. Yine Facebook’un 30 milyonu aşkın kullanıcısı mevcuttur.

Bu alanın önemine vurgu yapmamız diğer ajitasyon-propaganda araçlarını yadsıdığımız anlamına gelmez. İzah etmeye çabaladığımız şey diğer araçların yanında bugüne kadar gereken önemi göstermediğimiz bu alanında ciddiye alınarak kullanılması gerektiğidir. Taşıdığı önem itibari ile iletişim araçlarının içinde esasta internet ağı üzerinde durduysak ta, Tv, radyo gibi araçlarında ajitasyon-propaganda da önemli olduğunun altını çizelim.

İnternet’in ‘’sosyalleştirildiğini’’ söylerken nihai olarak kitlelerin çıkarlarına uygun şekilde dönüştürüldüğünü iddia etmiyoruz. Egemenlerin denetiminde olduğunu göz ardı etmiyoruz. Fakat globalizasyonda sistemin varlığını oturttuğu bu ağı devre dışı bırakması olanaksız. Üç dört saatlik elektrik kesintisi dahi sistemi ve yaşamın akışını dumura uğratırken, üretim ve hizmet sektörlerinin olmazsa olmazına dönüşen ve siyasal/yönetimsel araçlarını bağladığı interneti bloke etmesi ya da devre dışı bırakması olanaksızdır. Her hangi bir siteyi kapatması da fiilen etkisiz ve olanaksızdır. Kapatılan bir sitenin olağan bir Hacker tarafından şifresinin çözülüp ağa salanımı saniyelerle ölçülürken, başka bir ülkenin internet ağı üzerinden de ulaşılabiliniyor. Milyonlarca insanı hapse atması, hatta soruşturma açması da imkan dâhilinde bulunmuyor.

Sosyal medya ifade ve fikir özgürlüğüne muazzam olanaklar sunuyor. Olumlu ya da olumsuz fikirler, kritikler bu alanda rahatlıkla ifade ediliyor. Sosyal medya, devrimci cenahın üzerinde de etkileyici, denetimsel ve yaşamsal bir rol oynamaktadır. Kitlelerin devrimci cenahın politikalarını, uygulamalarını görüp değerlendirdiği sahadır aynı zamanda. Bundan rahatsızlık duyanlar olabilir, ama devrimin kitlelerin eseri olduğunu, halk tarafından denetime açık olanların, kitlelerin eleştirilerine önem verenlerin, yaptıklarının doğruluğuna emin olan ve hatalarında kitlelere özeleştiri vermekten imtina etmeyenler, fikir ve ifade özgürlüğünü mahallesinde de uygulamalı ve bundan rahatsızlık duymamalıdır. Kuşkusuz kitlelerin bir kesimi(gerici ideolojinin etkisinde olanlar) teorimizi ve politik pratiğimizi yadsıyacaklardır. Teorimize,  politikalarımıza güveniyor ve pratiklerimizde halka hesap verme açıklığımız bulunuyorsa böylesi eleştirileri de olgunlukla karşılayıp lisan-ı münasiple yanıtlamalıyız.

Her şey karşıtıyla vardır belirlemesini baz alarak iletişim araçlarının karşılıklı olarak taşıdıkları öneme değinmeye gayret ettik.

 

 

 

Günün Haberleri

More in Editörün Seçtikleri